Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

3 yılı aşkındır spor gazeteciliği yapıyorum, 2008’den beri futbolla ilgili yazılar yazıyorum, 2010-2011 yılları arasında SkyTürk’te yorumculuk da yaptım. Tüm bu süre zarfında Türkiye’de bir sürü futbol yazarı, futbolcu, teknik direktör, menajer vs ile tanıştım, röportajlar yaptım, muhabbet ettim. Bu ülkede futbolla ilgilenen tüm meslek gruplarının en popüler insanlarıyla az çok konuşmuş, fikir alışverişi yapmışımdır. Tüm bu tanıdığım insanlar içinde, futbol bilgisine, genel zekâsına ve yazı kalitesine en hayran olduğum adam futbolun içinden gelmiyor, futbolla ilgili bir iş de yapmıyor. Kendisi yurt dışında otuzlu yaşlarının ortalarında bir bilim adamı defalarca yaz ağabey dememe rağmen anlamadığım bir gizemle populer olmak istemiyor… Gerçek bir futbol tutkunu üstelik futbolu da tam bir bilim adamına göre inceliyor. Geçtiğimiz günlerde kendisiyle mailleşiyorduk. Konu yine Türk futbolunun çıkmaz sokaklarından olan ‘yabancı sorununa’ geldi. Profesör bu konuyu o kadar güzel yorumladı ki, sizlerle paylaşmadan duramadım…

“Geçen gün Biliç, “Genç futbolcular 10-19 yaşlarında yetişiyor.  Onlara o zaman önem vermek lazım dedi.”

Bizde 10-19 yaslar arasında oyuncu yetişmiyor.  Yabancı sınırlaması koyarak bu yetişmemiş oyuncular üst yapıda yetişsin mecburiyeti getiriyoruz.  Mantıken sistem eğer kapalı olsa bu takımları oyuncu yetiştirmeye zorlar.

Fakat bunun yerine ne yapılıyor?

Mervan Çelik, Jimmy Durmaz, Erkan Zengin, Tanju Kayhan, Veli Kavlak vs. gibi esasında Türk olmayan (Türk Milli takımında oynayamadıkları için) oyuncular transfer ediyor, alt yapıdan çıkmayan oyuncuların yerini doldurmaya çalışıyoruz.   Bunlara bir de yurt dışında yetişmiş, Türkiye'ye transfer olmuş Türk futbolcuları ekle.

O oyuncular pekâlâ Almanya'da vs. oynamaya devam edip Milli Takım geniş kadrosunun içine girebilirdi.  Hatta belki daha kaliteli liglerde, daha kaliteli teknik direktörlerin ellerinde yetişebilirlerdi.  Fakat yüksek maaşlar verip Türkiye'ye çekiyoruz ve 10-19 yaşlarında futbolcu yetiştiremeyen sistemin içine yerleştirip, onların gelişmelerini bekliyoruz.  Çoğu da gelişmiyor.

Eğer bir kısıtlama olacaksa bu kısıtlama alttan futbolcu çıkartmaya yönelik olmalı.  Hollanda kulüplerinin alttan futbolcu çıkartma felsefeleri var.  Bu bir felsefe çünkü Hollanda takımları gençlere bir meslek kazandırmak, yoktan bir şeyler var etmek istiyor.  Ellerinde az bir nüfus olduğu için de bunu yüksek isabetle yapmak zorundalar.  Yetenekli oyuncuyu iyi yetiştirmeyip (özellikle profesyonellik olarak) kaybetme lüksleri yok çünkü zaten oyuncu havuzları çok dar.

Öte yandan Brezilya'da ham madde çok.  Futbolcu olmak için o kadar çok rekabet var ki ancak iyi profesyonel olanlar ve çok yetenekli olanlar alt yapılara alınıyor ve yetiştiriliyor.  Özellikle futbolculara profesyonel olmanın ne olduğu Hollanda gibi öğretilmediği için çıkan oyuncular biraz daha heterojen bir yapıya sahip oluyor.  İçinden Lincoln gibi adamlar da çıkıyor, Alex gibi adamlar da.

Bizde ise ham madde var ama yok.  Yok, çünkü çok sayıda gence futbolu sevdirecek, yetiştirecek alt yapı yok.  Özellikle nüfusun yoğun olduğu büyük şehirlerde futbol oynayacak yer yok.  Bu nedenle de genç yaşta futbolu oynamaya merak saran insan sayısı az.  Bunun üstüne bir de futbolcuları yetiştirirken Hollanda gibi davranmıyoruz.  Yani elimizde zaten az futbolcu var, bunları o kadar iyi yetiştirelim ki ne potansiyelleri varsa sonuna kadar kullanabilsinler diyemiyoruz.  Bir bakıma Kuyt gibi yeteneksiz bir adamı yetiştirip futbolcu yapamıyoruz.

Bunları yapamadığımız için de yabancı kısıtlaması getirip, sonra Almanya, Belçika vs.'de yetişmiş gurbetçi çocuklarını getirip Türk futbolcu olarak oynatıyoruz.

Hâlbuki bizim Milli takıma fayda açısından İsveçli Erkan Zengin, Jimmy Durmaz ile İsveçli Samuel Holmen'in ne farkı var?  Hiç bir farkı yok.

Bu nedenle benim düşüncem hep sabittir.  Yabancı sayısına bir düzenleme olması bence şarttır Türkiye'de.  Fakat düzenleme pasaport bazlı olduğu sürece ve Avrupa'da Türk pasaportu taşıyabilecek gençler yetiştirildiği sürece, bizim alt yapımızın gelişmesini, 10-19 yaşlarında futbolcuları daha iyi yetiştirmemizi sağlamayacaktır.  Aksine, yurt dışında yetişmiş Türk oyuncular da ligimizde yabancı muamelesi gördüğünde alt yapıya önem vermek zorunlu olacaktır.

Yani 6+0+4 veya 5+0+3 yerine, 25 kişilik kadroda 10 tane Türkiye'de yetişmiş oyuncu (en azından 5 tanesinin kulüpte yetişmiş olması kaydıyla) zorunluluğu çok daha anlamlı olacaktır.   Kulüp gidip 17 yaşında genç bir oyuncuyu yurt dışından getirip, yetiştirmeyi becerebiliyorsa da o oyuncu da alt yapıdan çıkmış gibi oynasın.  Bundan zarar gelmez.  Aksine bu oyuncular yurt dışına gidip başarılı olunca hem kulüplerimizin itibari artar, hem de yabancı oyuncuları bile yetiştirebilecek alt yapı hocalarına sahip olmamıza neden olur.

Fakat şahsen ben bu kuralları belirleyenlerin bu şekilde düşündüğüne inanmıyorum.  Duygusal yaklaşımları bunun önüne geçiyor veya bu fikir dizinini ortaya koyacak kültüre sahip değiller.  Bu kültüre sahip olmadan yönetici olmaları da zaten sistemin birincil arızası... Avrupa futbolda bu kadar önde çünkü 100 yıldır birbirleri ile fikir alış verişi yaparak doğruyu buldular.  İngilizler futbol için ilk fikirleri oluşturdu, sonra İskoçya, Avusturya, Macaristan, Almanya, İtalya, Hollanda, Fransa ve sonunda İspanya sırayla "topa girerek" yeni fikirler üretti ve günümüz futbolu ortaya çıktı.  Biz ise bunu hep dışarıdan izledik.  Yurt dışından gelip bize yenilikler katmaya çalışanları da hep büyük tazminatlar ödeyip kovduk.  Amacımız gelişmek olsaydı, bunu yapar mıydık?  O zaman amacımız ne?  Futbolun Türkiye'de amacı ne?”

YORUMLAR

emre koç 11 Ocak 2016 Pazartesi 19:24

çok teşekürler yazdıgınız ve diger anlamıyla koydugunuz için çok teşekürler


Sinan Yılmaz Köşe Yazıları