Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

Üniversiteyi bitirdiğimde okuduğum mesleği yapmak istememiştim. Devlet dairesi 9-17 bana göre değil. Futbolu çocukluğumdan beri çok severim ve amacım futbolla ilgili bir iş yapmaktı.

Üniversiteyi bitirdiğimde okuduğum mesleği yapmak istememiştim. Devlet dairesi 9-17 bana göre değil. Futbolu çocukluğumdan beri çok severim ve amacım futbolla ilgili bir iş yapmaktı.

Üniversiteyi bitirdiğimden beri de spor medyasının içindeyim. Fakat tuhaftır o günden beri futboldan her geçen gün daha az zevk alıyorum. Şike sürecidir, Türk futboluna yön veren programlardır ve işim gereği bunları izleme zorunluluğum vs… Beni futboldan soğutuyor.

Normalde bu işi yapmaya başlamadan önce, çok daha fazla futbol izler, çok daha fazla futboldan zevk alırdım. Ancak Türkiye’de spor gündemini bu programlar belirlediği için ve Türk spor okuyucularının da talebi bu olduğu için ben de bunları izlemek zorundayım.

Geçen Ümit Özat’la Simge Fıstıkoğlu’nun kavgası olduğunda Ümit Özat tamam da bu kadın kim diye düşündüm. Tanımıyordum…

Açtım Google’a Simge Fıstıkoğlu yazdım. Hemen 3-4 satır altta, Simge Fıstıkoğlu’nun frikikleri vardı…

Bir de Ümit Özat “futboldan anlamıyorsun” demiş kadına. Halbuki müthiş frikikler, harika frikikler doluydu kendisiyle ilgili videolar. Ümit Özat’ın futbolculuğunda öyle iyi frikikleri olduğunu hatırlamıyorum…

Neyse canım mesele bu değil anlatmak istediğim tam olarak şu… Ben futboldan çok iyi anlayan kadınlar gördüm hatta bazılarını ekibime de aldım. Ancak bunların futbol programlarında birkaç istisna hariç söz sahibi olamadığını da gördüm. Maalesef güzel bacakları yoktu ya da olsa da bunu sergileme arzuları yoktu.

Uzun yıllardır futboldan anlamayan ama futbol programlarında yer alan kadınlar da görüyorum. Güzel bacaklı, bol makyajlı kadınların futbola entegrasyonu yeni değil.  Hatta bu sadece televizyonda da değil. Tribünde sokakta sosyal medya alanlarında (Facebook, Twitter vs) güzelliğini kullanarak futbol cenahını etrafına toplayan kadınlar da dolu…

Yine benim gerçekten futboldan anlayan kadın arkadaşlarım burada da bu frikiği iyi ablalar gibi değerli değil.

Gerçekten futboldan anlayan kadınlardan birinin sözüyle bitireyim…

“Erkeğin egemenlik kurduğu futbolda kendine yer edinmeye çalışan kadın, bence en çok yine kendi hemcinslerinin hatalı yöntemlerinden çekiyor”

ALEX’İN TWİTTER’I

Bu yazıda başlıklar hatalı gibi görünüyor. Simge’nin müthiş frikiklerinden Alex’in ise twitterından bahsediyoruz… Komik.

Twitter insanların fikirlerini sevenleriyle paylaştığı bir ortam. Alex de bence twitter hesabını bu güne kadar gayet güzel kullanmıştır.

Konuyla ilgili en üzüldüğüm nokta Türkiye’de bu fikir özgürlüğünün olmaması ve insanların buna alışamaması…Nihayetinde Alex’in twitterının da soruna dönüşmesi.

Rıdvan Dilmen, “futbolculara şu twitter yasaklansın” buyurmuş. Duyduğumda önce üzüldüm, sonra sinirlendim. Rıdvan Dilmen de bu mesleğin içinden geliyor.

Bir ülkede sporcular, sanatçılar fikirlerini iletemeyecek de kim iletecek yahu? Rıdvan Dilmen döneminde futbolcular paralı köleler gibiydiler. Başkan ne derse, siyasetçi ne derse onu var güçleriyle yapmaya çalışan, tamam ağam, tamam paşam demekten başka şansları olmayan sporculardı. Sonra BOSMAN kuralları vs çıktı, günümüzde futbolcuların boyunlarındaki köle tasması gün geçtikçe gevşemeye başladı.

En basitinden bu oyunu icra edenler onlar. Fakat geçen sene marka değeri düştü diye adamlara hiç sormadan 34 haftalık lige 6 hafta daha ekledin. Hem de derbi. Sen 34 hafta oyna, yetmesin bir de üstüne 6 hafta derbi oyna.

Fikstür sıkıştırıldı, oynayacakları maç sayısı arttı, futbolcuların fizik kapasitelerini mümkün olduğunca zorlayacak bir düzen ortaya konuldu. Bir futbolcu da çıkıp açıklama yapmadı, “bize soran oldu mu” diye. Yapamaz, çünkü adam milyon dolarlık köle… Sistem böyle işliyor.

İşte Türk futbol tarihinin en iyi kalecilerinden biri Volkan da diz kapağını kaybediyordu Süper Final’de… Bu sistem yüzünden… 34 hafta kapışmışlar, yetmemiş bir de üstüne en iyi takımları bir daha kapıştırmışlar. Fenerbahçe – Beşiktaş maçında Edu, topa hırsla atılıyor, tabanı Volkan’ın dizine geliyor, hatırlarsınız, biraz daha şiddetli olsa Volkan’ın futbol hayatı bitecekti. Yine de bu oyuncuların söz söyleme hakları yok ha?

Sanatçılar, sporcular kitlelere hitap ederler, topluma örnek olurlar… Onlar konuşmayacak da kim konuşacak yahu?

Alex’in Türkiye’de milyonlarca hayranı var, ben de onlardan biriyim. Onun twitterda yazdıklarıyla kendisini eğiten, bunlardan kendisine pay çıkaran bir sürü genç futbolcu adayı var. Adama soruyorlar, “İstanbul’da trafik kötü değil mi?” diyorlar. “Önemli değil, düşünmeye vaktiniz olabiliyor” diyor. Alex böyle bir adam. Herkesin sorusuna nezaketle cevap vermeye çalışıyor. Gençlere kitap okumalarını öğütlüyor. Bizim alt yapıdaki çocuklarımız bu öğütten feyz alsa kitap okusalar çok daha karakterli, iş ahlakına sahip, profesyonel sporcularımız olur.

Alex çok büyük bir adam ki, onun kendi fikirlerini paylaşma özgürlüğü elinden alınamadı. Aziz Yıldırım gitti kendisiyle konuştu ama o yine de twittera fikirlerini yazmaktan vazgeçmedi.

Rıdvan Dilmen olsa ne yapardı? “Tamam ağam, tamam paşam” mı? Ona da kızamıyorsunuz, onun döneminde bu böyleydi. Kızdığım tek nokta şu oluyor. Rıdvan Dilmen Alex’ten kendisi gibi olmasını bekliyor.

O da birilerine yaranmak için, kafasına vurulup, bırak köle şu twitterı dendiğinde tamam diyecek adam mı olsun?

Olmasın! Alex büyük adam, büyük kalsın.

TÜRK HAKEMLERİ

Gündemden aklımda kalan son parça… Gaziantepspor Ibriçiç diye mükemmel bir oyuncu aldı. 2009’da Galatasaray almak istemiş becerememişti. Gerçi o dönem Adnan Polat&Sezgin yönetiminde Galatasaray neyi becermişti de diyebiliriz. Neyse…

İbriçiç izleyene büyük keyif veren, ender görebileceğimiz bir futbol sanatçısı, Gaziantepspor’a tebrikler, İbrahim Kızıl’a da bir futbolsever olarak teşekkürler. Fakat sağ olsun Türk hakemleri bizlere İbriçiç’i izlettirmemeye yemin etmiş gibiler.

Bir maçta yan hakeme küfür ettiği gerekçesiyle direk kırmızıyı yedi, 3 maç ceza aldı. Bu maçta da yine itirazdan komik bir sarı kart gördü. Hakemlerimiz maçlara öylesine dolu çıkıyorlar ki, sen kralsın, sen sahanın hakimisin, sen asarsın, sen kesersin diye bir dolduruluyorlar, Allah Allah sanki savaşa çıkıyor adam. O yüzden Türkiye’nin bence en iyi hakemi Fırat Aydınus’tur, kim ne derse desin. Onu gördüğümde insani bir şeyler görüyorum, çünkü hata yaptığında samimi buluyorum, hatadır diyorum. Diğerleri maşallah cellat gibi. Halbuki spor müsabakası yönetiyorsun. Aç bir spor kelimesinin tanımına bak bakalım. Senin sahadaki ruh haline, takındığın tavra uygun şeyler yazıyor mu?

Hagi şöyle bir açıklama yapmıştı. “Ben Türkçe bilmiyorum, kendi dilimde ya da İngilizce derdimi anlatmaya çalışıyorum, yüzüme bile bakmıyorlar, cevap vermiyorlar o yorgunlukla daha da sinirleniyor, bana bakması için kolunu tutuyorum bu sefer de ona dokunduğum için sarı kart görüyorum. Ben haksızlığa uğradığımı düşündüğümde itiraz edemeyecek miyim? Hakkımı arayamayacak mıyım?”

Evet, tam olarak söylemek istediğim bu… Fırat Aydınus verdiği kararları oyunculara açıklıyor böyle saçmalıklar yaşanmıyor.

Son Bursaspor maçında İbriçiç yine hakemle konuşmak, iletişime geçmek istedi. Hakem kendisini dinlemedi, yüzüne bile bakmadı. Adam da son derece nazikçe yavaşça hakemin koluna dokundu. Hakem birden peygamber edasıyla gözlerini büyülttü sen kimin eline dokunuyorsun der gibi çat diye sarı kartı çıkardı.

O an dedim. İşte Türk futbolu! Bize İbriçiç’ler, Hagi’ler, Alex’ler çok…

YORUMLAR

İlk yorumu siz yapın!



Sinan Yılmaz Köşe Yazıları