Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

Sevdiğim bir ağabeyimden ilginç bir istatistik paylaşacağım. Kendisi yurt dışında istatistik dersleri de veren bir profesör zaten. Bununla birlikte gerçek bir futbol meraklısı…

“Cristian bu sezon ligde toplam 15 tane faul yapmış. 90 dakika başına 0.6 faul.

Cristian biraz yumuşak, savunmayı sert yapmayan oyuncu diyebiliriz (Bienvenue'den sonra Fenerbahçe'nin en az faul yapan oyuncusu, Bienvenue zaten hic faul yapmamış)

Salih de Baroni'ye göre çok az maç oynamasına rağmen 15 tane faul yapmış. 90 dakika başına 3.2 faul (Avrupa liginde 90 dakika başına 4 faul) yapmış. Fenerbahçe'de sadece Semih Şentürk'ün arkasında bu konuda. Semih 90 dakika başına 5.3 faul yapmış.

Salih pek savunma yapmayı bilmiyor sonucunu çıkartıyorum buradan (çünkü çok agresif bir oyuncu da değil). En azından rakibe müdahale yapmayı bilmiyor.” Demiş…

Bu istatistik üzerinden konuşurken, benim bir önceki yazımda, stoper değerlendirmesinde bahsettiğim oyun karakterini de göz önüne almamız gerekiyor. Aykut Kocaman’ın takımı zaten çok tempolu oynamadığı için ve pozisyon alarak savunma yaptığı için faul ortalaması diğer takımlara oranla düşüktü. Fazla faul yapan oyuncular Semih gibi, Salih gibi ilk 11’e girebilmek için ekstra pres yapmış ve sert oynamış oyuncular olabilirler. Ekstra pres diyorum çünkü Aykut Kocaman oyuncularının kendi alanlarını kaybedip pres yapmasını istemiyordu.

Geçen yaz yine bu istatistiği bizimle paylaşan hocamla Alper hakkında konuşmuş ve onun da top kapmak için iyi niyetli olduğunu fakat çok faul yaptığını, top kapmayı bilmediğini söylemişti.

Yanlış anlaşılmasın, bu yazıdaki amacım Alper ve Salih’i yermek değil. Bana göre bu ikisi Türk futbolunun en potansiyelli iki genç futbolcusu. Özellikle Salih teknik ve mental olarak çok önemli melekelere sahip, onun potansiyelinin Türkiye değil, Dünya çapında olduğunu düşünüyorum.

Yine de bizim oyuncularımızın sırf futbol eğitimlerini bu topraklarda almakla neler kaçırdığını örneklemek istiyorum. Birçok yönden Salih’ten ve Alper’den yetersiz bir oyuncu olan Barış Özbek top kapma konusunda istatistik olarak çok becerikliydi. Hem iyi pres yapan, mücadeleci bir oyuncu hem de çok top çalarken az faul yapmayı da bilen bir oyuncuydu Barış Özbek. Sebebi nedir? Mental olarak çok güçlü bir oyuncu olması mı? Çok zeki bir oyuncu olması mı? Hayır. Barış’ın avantajı bu eğitimi Almanya’da almış olması. Sırf iyi niyetle hurra rakip oyuncunun ayağındaki topa atlamak yerine topu nasıl kapması gerektiğini, rakibin top sürerken ne kadar yakınında durması gerektiğini, ne zaman hamle yapması gerektiğini çocukluktan öğrenmiş bir oyuncu Barış.

O halde… Bizim bu kadar yetenekli ve genç oyuncu çıkardığımız topraklarda futbolcular kendilerini geliştirmeyi beceremiyorlarsa bu durumda kimi suçlamamız gerekecek?

Ben öyle düşünüyorum ki, sırf eskiden Türkiye’de futbol oynamış yerli bir futbolcu diye futbola başladığı ya da futbolu bıraktığı kulüpte antrenörlük yapan yüzlerce eski yerli, cahil futbolcu var.

Hayatlarında tek bir kitap okumamış, eğiticilik nedir yanından bile geçmeyen, günün futbolunu algılama çabasında olmayan, gelişmeleri takip etmeyen yüzlerce antrenör çalıştırıyor bu futbolcuları. Bir çoğu eskiden kulüplerinin yıldız isimleriydi ve camiaları onlara şimdi bu antrenörlük işini vefa borcu olarak yaptırıyor.

Senelerdir onun için diyorum. Yabancı teknik direktörle çalışmadan önce yabancı alt yapı hocalarıyla çalışın. Zira bu altyapı eğitimini almamış oyuncularla Schuster gibi, Rijkaard gibi hocalar çalışınca komik oluyor. Adamlar La Liga'da oynattıkları oyunu oynatmaya çalışıyorlar ama bizim oyuncularımız daha yeni emeklemeyi öğreniyor.

Yani neresinden tutsanız elinizde kalır.

Eğer bu gençlerin eğiticileri, öğreticileri 70’ler futbolundan, 80’ler futbolundan kalmaysa, dahası kafalarını o futboldan yukarı çekememişlerse bu futbolculardan potansiyellerine erişmelerini nasıl bekleyebiliriz ki?

Batuhan, Serdar Özkan, Barış Memiş vs vs bir çoğu oyunculuk olarak geçin, karakter olarak bile eğitilememiş isimler.

Şimdi Salih ve Alper büyük ihtimalle Ersun hocanın eline gelecek, bu yaştan sonra başka ülkelerde 14-15 yaşında öğretilen şeyleri yeni öğrenmeye çalışacaklar. Allah yardımcıları olsun.

YORUMLAR

datam27 15 Haziran 2013 Cumartesi 22:34

çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık


Sinan Yılmaz Köşe Yazıları