Jose Sosa'da sıcak gelişme!

Jose Sosa'da sıcak gelişme!

Ersun Yanal’ın talimatı ile 10 numara arayışına geçen Bordo- Mavililer’e, menajerler aracılığıyla Milan’da forma giyen Jose Sosa önerildi.
Galatasaray'a transfer olduğunu bizzat açıkladı!

Galatasaray'a transfer olduğunu bizzat açıkladı!

Galatasaray Odeabank, geçtiğimiz sezonu NCAA’de Ricmond Spiders’da Amerikalı forvet T.J Cline ile anlaştı. Genç oyuncu transferi sosyal medya hesabından açıkladı.
İşte Sergen Yalçın'ın yeni takımı

İşte Sergen Yalçın'ın yeni takımı

Eskişehirspor teknik direktör arayışlarına Sergen Yalçın ile anlaşarak son verdi.
Ben Arfa ve Lucas Lima açıklaması

Ben Arfa ve Lucas Lima açıklaması

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Ben Arfa ve Lucas Lima transferleri için Fenerbahçe'nin resmi internet sitesinden açıklamada bulundu.
Bir transfer daha açıklandı!

Bir transfer daha açıklandı!

Erman Kunter yönetiminde yeni sezon için kadro kurma çalışmalarını sürdüren Galatasaray Odeabank, Alex Renfroe'yu kadrosuna kattı.
Fenerbahçe'nin teklifini reddettiler!

Fenerbahçe'nin teklifini reddettiler!

Santrfor arayışlarını sürdüren Fenerbahçe'nin Milan'a M'baye Niang için yaptığı teklifin reddedildiği ortaya çıktı.
Marcelo'nun yerine o geliyor!

Marcelo'nun yerine o geliyor!

Siyah-beyazlı kulübün Medel ve Miranda’nın ardından İtalyan ekibi ile Jeison Murillo için de masaya oturduğu öğrenildi.
Biri Fenerbahçeli olacak!

Biri Fenerbahçeli olacak!

Forvet transferi, 3. ön eleme turuna yetişmedi. Yönetim, golcü işini daha da geciktirmemek için vites yükseltti. Gündemde birçok aday olsa da listenin ilk sırasında onlar var.

"Rakibe baktık, orta sahada Selçuk-Sneijder; önde Burak-Umut. Orta saha üstünlüğünün bizde olması gerek diye düşündük." - Hikmet Karaman

"Son dakikalarda yaptığımız inanılmaz hatalarla faturayı ağır ödedik. Daha önce de bu hataları yaptık. İnsanoğlu demek ki aynı hataları tekrar tekrar yapıyor." - Hamza Hamzaoğlu

3 Kasım 2015 tarihli Benfica - Galatasaray maçı bittiğinde spiker Yalçın Ayhan maçı hakettiğimizden bahsediyordu.

Anın heyecanına kapılmak, resmin bütününü görmeye engel teşkil eder.

Hamzaoğlu’nun 2014-2015 sezonunda ve özellikle o sezonun son düzlüğünde iştahlı bir takım yarattığı açıktı ancak bir takımın iştahlı olması iyi oynadığı anlamına gelmiyor. Özellikle Avrupa takımları bu ne yaptığını bilmez iştahı çok acı şekilde cezalandırabiliyorlar.

Bir önceki Benfica maçının 2-1 lik galibiyetinin gölgelediği şey, Benfica deplasmanında tekrar gün ışığına çıktı:

Galatasaray savunma yapamıyor.

Rakip ile Muslera’nın karşı karşıya geldiği her pozisyon bu başarısızlığın kanıtıdır. Benfica deplasmanında da rakip sürekli şut imkanı buldu. Tek farklı mağlubiyet Muslera’nın başarısı.

Detaylarda boğulmadan şunu belirtmem gerek. Bana göre maç iki şekilde kazanılır.

1) Topu rakibe ver. Savunmanla alan kapat. Süratli çık.
2) Oyunu üçüncü bölgeye yık. Set oyunlarıyla boşluk ara.

Galatasaray taraftarı ikinci seçeneği görmek istiyor. Ancak özellikle gol attıktan sonra Hamza Hoca’nın öğrencileri ilk seçeneğe dönüyorlar. Üstelik savunma yapamamalarına rağmen.

Alan kapatmada başarılı olamadıkları gibi, hızlı çıkışlarda da ne yapacağını bilmeyen bir durumdalar. Önceden belirlenmiş kontra atak setleri yok gibi görünüyor.

Bu yüzden ilk Benfica maçında Olcan'ın girmesini eleştirdim.

Rakip sol kanattan geliyor olabilir ama oyunu karşıya yıkarsanız o alanı kapatmaya ihtiyacınız kalmaz. Orta sahayı güçlendirmeniz ve topa sahip olmanız yeterli olacaktır.

Nitekim, Olcan girdikten sonra iki anlamsız faul yaptı. Melo'suz kafa toplarında zorlanan bir takımın beraberlik golü yememiş olması büyük bir şanstı.

Deplasmandaysa şans Galatasaray’ın yanında değildi ve duran toptan amatörce iki gol yedi. Hepsi bu.

Siz milli duygularla “haketmedik bunu” diyebilirsiniz.

Üzgünüm ama “bal gibi hakettiniz”.

***

Hafızam beni yanıltmıyorsa şu ana kadar Hamza Hamzaoğlu’na iki kere Podolski soruldu ikisinde de Podolski’yi eleştirdi.

- Hocam Sabri?

- O benim doğrum.

- Hocam Umut?

- Yürüyebildiği müddetçe oynamalı.

- “Hocam Podolski?”

- Memnun değilim.

**

Hagi bütün “kal” diretmelerine rağmen, zorlanmaya başladığını hissettiği an bırakmıştı.

Durum böyleyken, maç içindeki hırçınlığını hani biraz Drogba’ya benzettiğim ve kendisine golcü diye seslendiğim Umut’un geleceğinin bu şekilde çizilmesi normaldir. (Usta forvet, son 174 dakikadır rakip kaleye şut çekemedi. )

Kimse imkansızlıklardan, maddi sıkıntılardan bahsetmesin. O hakkı Hamzaoğlu’nun doğrusuna para saçarken kaybettiler. Üstelik çok daha uygun fiyata genç ve potansiyelli beklere “Daha mı iyiler ya?” diyerek zekamızla dalga geçmeye kalktılar.

“Sabri’den nasıl daha kötü olabilirler?” diye soracak bir haberci dahi çıkmadı. Çıkmaz çünkü Sabri Türkçe biliyor ve şunun şurasında yüzyüze bakıyorlar.

Şampiyonluk kutlaması gecesinde bile Melo’nun gitmek istediği belliydi (Pazarlık son ana kadar uzamış olabilir ayrı mesele) ancak sonunda gidince “Orayı Hakan Balta’yla doldururuz” diyen ve bunu ciddi ciddi saha içinde deneyen bir hoca ile yola devam etmeye çalışıyoruz.

Taraftarın tepkisi olmasa kendisinin ışık gördüğü ve yeniden sözleşme imzalamak istediği Aydın Yılmaz yeni takımında 259 dakika süre alırken, bir başka gözde Yekta Kurtuluş 198 dakika süre alarak takımının vazgeçilmezi olmayı başardı.

Taraftarın göndertemediği Sabri de başka bir takıma gitmiş olsa benzer bir tablo muhtemelen onun için de gerçekleşecekti. Gelin görün Hamzaoğlu onu ilk 11’de sahaya çıkarıyor. Sneijder ise orta saha yokluğu yüzünden ön libero oynamak zorunda kalıyor.

Bakın Türkiye’de oyun içi savrukluğunuzla, maç da kazanırsınız,  şampiyonluk da ancak teknik adamlık başka bir meziyet.

Bu kadar uyarılmanıza rağmen hatalarınızdan ders alacağınıza hala “Ben demek ki kötü hocayım” diye tavır yapıyorsanız yapacak bir şey yok.

“İnsanoğlu demek ki aynı hataları tekrar tekrar yapıyor.”

YORUMLAR

barış atıcı 20 Aralık 2015 Pazar 12:02

bence mulstera iyi kale

Barış atıcı 20 Aralık 2015 Pazar 12:04

TEK GERCEĞİM GALATASARAY

Mürvet Alp 28 Aralık 2015 Pazartesi 23:02

Doğru tespitler tebrikler


Tümer Topal Köşe Yazıları