Bavullarını toplamaya başladı

Bavullarını toplamaya başladı

Aykut Kocaman, Van Persie’yi Adana’ya götürmeyerek, “Planlarımda yoksun” mesajını net bir şekilde verdi. Eski takımı Feyenoord’un çok istediği tecrübeli oyuncu ayrılık hazırlıklarına başladı.
G.Saray'da yedek kulübesi değişiyor

G.Saray'da yedek kulübesi değişiyor

Galatasaray Yönetimi’nin yedek kulübesini güçlendirmek adına transfer etmeyi düşündüğü isimler arasında, Düsseldorf’tan Kaan Ayhan, Kayseri’den Deniz Türüç ve Aytemiz Alanya’dan Emre Akbaba var.
Stoch'un yüzü bir türlü gülmüyor

Stoch'un yüzü bir türlü gülmüyor

Fenerbahçe’de yıllarca bekleneni veremeyen Stoch sonunda Slavia Prag’a transfer olmuştu. Ancak 28 yaşındaki oyuncunun Çekya’daki macerası da iyi gitmiyor.
Gündem yeniden Fellaini

Gündem yeniden Fellaini

Beşiktaş Yönetimi ve teknik heyet önümüzdeki günlerde transfer zirvesinde bir araya gelecek.
Arda haberleri doğru mu? Açıkladı

Arda haberleri doğru mu? Açıkladı

Galatasaray Sportif Direktörü Cenk Ergün, Arda Turan transferi hakkında, yalan değil külliyen yalan dedi.
Talisca için 20 milyon euro verdiler

Talisca için 20 milyon euro verdiler

Çin'in Beijing Guoan takımı, Beşiktaş'ta üstün performans gösteren Talisca için 20 milyon euro'yu gözden çıkardı.
Amiri bombası

Amiri bombası

Premier Lig kulüpleri, Hoffenheim'ın genç Afganistanlı orta sahası için harekete geçti. İstenen bonservis ise tam 25 milyon euro!
Bir ilk! Muslera görüşme odasında

Bir ilk! Muslera görüşme odasında

Cenk Ergün, Beşiktaş maçında yediği hatalı golle tepki çeken Uurguaylı kaleciyle görüşecek ve performans düşüklüğünün nedenlerini soracak.

"Rakibe baktık, orta sahada Selçuk-Sneijder; önde Burak-Umut. Orta saha üstünlüğünün bizde olması gerek diye düşündük." - Hikmet Karaman

"Son dakikalarda yaptığımız inanılmaz hatalarla faturayı ağır ödedik. Daha önce de bu hataları yaptık. İnsanoğlu demek ki aynı hataları tekrar tekrar yapıyor." - Hamza Hamzaoğlu

3 Kasım 2015 tarihli Benfica - Galatasaray maçı bittiğinde spiker Yalçın Ayhan maçı hakettiğimizden bahsediyordu.

Anın heyecanına kapılmak, resmin bütününü görmeye engel teşkil eder.

Hamzaoğlu’nun 2014-2015 sezonunda ve özellikle o sezonun son düzlüğünde iştahlı bir takım yarattığı açıktı ancak bir takımın iştahlı olması iyi oynadığı anlamına gelmiyor. Özellikle Avrupa takımları bu ne yaptığını bilmez iştahı çok acı şekilde cezalandırabiliyorlar.

Bir önceki Benfica maçının 2-1 lik galibiyetinin gölgelediği şey, Benfica deplasmanında tekrar gün ışığına çıktı:

Galatasaray savunma yapamıyor.

Rakip ile Muslera’nın karşı karşıya geldiği her pozisyon bu başarısızlığın kanıtıdır. Benfica deplasmanında da rakip sürekli şut imkanı buldu. Tek farklı mağlubiyet Muslera’nın başarısı.

Detaylarda boğulmadan şunu belirtmem gerek. Bana göre maç iki şekilde kazanılır.

1) Topu rakibe ver. Savunmanla alan kapat. Süratli çık.
2) Oyunu üçüncü bölgeye yık. Set oyunlarıyla boşluk ara.

Galatasaray taraftarı ikinci seçeneği görmek istiyor. Ancak özellikle gol attıktan sonra Hamza Hoca’nın öğrencileri ilk seçeneğe dönüyorlar. Üstelik savunma yapamamalarına rağmen.

Alan kapatmada başarılı olamadıkları gibi, hızlı çıkışlarda da ne yapacağını bilmeyen bir durumdalar. Önceden belirlenmiş kontra atak setleri yok gibi görünüyor.

Bu yüzden ilk Benfica maçında Olcan'ın girmesini eleştirdim.

Rakip sol kanattan geliyor olabilir ama oyunu karşıya yıkarsanız o alanı kapatmaya ihtiyacınız kalmaz. Orta sahayı güçlendirmeniz ve topa sahip olmanız yeterli olacaktır.

Nitekim, Olcan girdikten sonra iki anlamsız faul yaptı. Melo'suz kafa toplarında zorlanan bir takımın beraberlik golü yememiş olması büyük bir şanstı.

Deplasmandaysa şans Galatasaray’ın yanında değildi ve duran toptan amatörce iki gol yedi. Hepsi bu.

Siz milli duygularla “haketmedik bunu” diyebilirsiniz.

Üzgünüm ama “bal gibi hakettiniz”.

***

Hafızam beni yanıltmıyorsa şu ana kadar Hamza Hamzaoğlu’na iki kere Podolski soruldu ikisinde de Podolski’yi eleştirdi.

- Hocam Sabri?

- O benim doğrum.

- Hocam Umut?

- Yürüyebildiği müddetçe oynamalı.

- “Hocam Podolski?”

- Memnun değilim.

**

Hagi bütün “kal” diretmelerine rağmen, zorlanmaya başladığını hissettiği an bırakmıştı.

Durum böyleyken, maç içindeki hırçınlığını hani biraz Drogba’ya benzettiğim ve kendisine golcü diye seslendiğim Umut’un geleceğinin bu şekilde çizilmesi normaldir. (Usta forvet, son 174 dakikadır rakip kaleye şut çekemedi. )

Kimse imkansızlıklardan, maddi sıkıntılardan bahsetmesin. O hakkı Hamzaoğlu’nun doğrusuna para saçarken kaybettiler. Üstelik çok daha uygun fiyata genç ve potansiyelli beklere “Daha mı iyiler ya?” diyerek zekamızla dalga geçmeye kalktılar.

“Sabri’den nasıl daha kötü olabilirler?” diye soracak bir haberci dahi çıkmadı. Çıkmaz çünkü Sabri Türkçe biliyor ve şunun şurasında yüzyüze bakıyorlar.

Şampiyonluk kutlaması gecesinde bile Melo’nun gitmek istediği belliydi (Pazarlık son ana kadar uzamış olabilir ayrı mesele) ancak sonunda gidince “Orayı Hakan Balta’yla doldururuz” diyen ve bunu ciddi ciddi saha içinde deneyen bir hoca ile yola devam etmeye çalışıyoruz.

Taraftarın tepkisi olmasa kendisinin ışık gördüğü ve yeniden sözleşme imzalamak istediği Aydın Yılmaz yeni takımında 259 dakika süre alırken, bir başka gözde Yekta Kurtuluş 198 dakika süre alarak takımının vazgeçilmezi olmayı başardı.

Taraftarın göndertemediği Sabri de başka bir takıma gitmiş olsa benzer bir tablo muhtemelen onun için de gerçekleşecekti. Gelin görün Hamzaoğlu onu ilk 11’de sahaya çıkarıyor. Sneijder ise orta saha yokluğu yüzünden ön libero oynamak zorunda kalıyor.

Bakın Türkiye’de oyun içi savrukluğunuzla, maç da kazanırsınız,  şampiyonluk da ancak teknik adamlık başka bir meziyet.

Bu kadar uyarılmanıza rağmen hatalarınızdan ders alacağınıza hala “Ben demek ki kötü hocayım” diye tavır yapıyorsanız yapacak bir şey yok.

“İnsanoğlu demek ki aynı hataları tekrar tekrar yapıyor.”

YORUMLAR

barış atıcı 20 Aralık 2015 Pazar 12:02

bence mulstera iyi kale

Barış atıcı 20 Aralık 2015 Pazar 12:04

TEK GERCEĞİM GALATASARAY

Mürvet Alp 28 Aralık 2015 Pazartesi 23:02

Doğru tespitler tebrikler


Tümer Topal Köşe Yazıları