Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

Brezilya-İspanya Konfederasyon Kupası finalinde Ramos'un kullandığı ve auta attığı penaltıyı hatırlarsınız. Herkes önce Ramos'a, sonra da penaltıyı ona attırdığı için Del Bosque'ye bir anlam veremedi.

Ben biraz anlamlandırmaya çalışacağım. Öncelikle Ramos kendi meziyetlerinin farkında olabilecek kadar zeki biri değil. Burada Ramos'a "yuh gerizekalı" demeyelim birçok kişi kendisini etüt etme konusunda dışarıdan bakabilen bir göz kadar etkili olamaz.

Bundan başka bir de sanırım sporcular fizik kalitelerini arttırdıklarında, rakiplerine sahada bariz üstünlük kurabildiklerinde daha özgüvenli oynuyorlar ve bu da onlar için ekstra bir motivasyon sağlıyor.

Basketbolda sıcak el falan diyorlar. Kendinden emin ve sağlam bir oyuncu daha iyi konsantre olur ve komple olarak daha başarılı bir iş gerçekleştirebilir bu bütün spor dalları için aynı. Hatta Burak Yılmaz bunun en iyi örneğidir. Fiziksel olarak rakiplerine bariz üstünlük kurmaya başlayınca uzaktan şutla da gol atmaya başladı, frikik de atmaya başladı, penaltı da vuruyor, kafa gollerine de başladı. Zira deniyor ve kendine güvenerek yeteneğini zorluyor. Hatırlayın Burak ilk çıkış yaptığında en çok tekniğiyle eleştirildi. Teknik yani yetenek de çalışarak biraz geliştirilebilir ama aynı zamanda yaradılıştan da edinilmelidir Ramos sanırım biraz oradan kaybediyor.

Birçok yetenekli oyuncu fiziksel olarak düşüş yaşadığında artık eski şutlarını, eski konsantrasyonunu gösterememeye başlar. Hatırlıyorum bu sene başında Fenerbahçeli bir arkadaşım "abi Alex artık o eski kesinlikle kaçırmaz dediğimiz pozisyonlarda da yeterince güçlü şutlar çıkaramıyor" demişti, Niang da bu sene Beşiktaş'ta aynı sorunu yaşadı. Burak örneğinin tersini göstermek istiyorum. Niang hala çok iyi bir tekniğe yeteneğe sahip, hala çok zeki bir oyuncu ama artık sahada yeteri kadar güçlü olamadığı için yeteri kadar konsantre de olamıyor, yeteri kadar kendisine de güvenemiyor ve eskiden atacağı şutları şimdi kaçırıyor. Baktığınızda bunun fizikle alakası yok, bomboş pozisyon sadece vuracak diyorsunuz ama aslında o iş öyle değil.

Algılayabildiğim kadarıyla böyle takım sporlarında fizik gücünüzün eksikliği özgüveninizi, moralinizi olumsuz etkiliyor, moraliniz de sizin konsantrasyonunuzu bozuyor. Yani fizik olarak güçlü olamadığınızda mental olarak da sorun yaşıyorsunuz ve mental olarak sorun yaşayınca tekniğiniz de işe yaramamaya başlıyor. Çünkü soğukkanlı olamadan, kendinize güvenemeden vurduğunuz bir şut moralli ve özgüvenli şutlarınızı aratacaktır. Bu bütün spor dallarında en çok da basketbolda böyle. Fizik olarak güçlü olduğunuzda ise bunun tam tersi bir süreç işleyecektir.

Ramos'u bu açıdan değerlendirdikten sonra Bosque'ye geçelim. Ben twitterda o gece. "Yahu saçmalamayın Bosque hiç 'Ramos'çum sen at koçum, çok tekniksin sen vur penaltıyı' demiş olabilir mi?" yazmıştım. "Bazı oyuncular vardır ve onlara karışamazsınız" demiştim. Öyleyse Bosque için bunun çok daha büyük bir sorun olduğu cevabını yazdı bana bir arkadaşım... Ben hiç katılmıyorum buna.

Bazı elemanlarınız vardır ve onlar çok iyi performans veriyordur. Sürekli sorumluluk alıyordur ve siz onlara sen şu görevi alma derseniz uzun vadede sizin için iyi olmaktan çok kötü sonuçlar doğurabilir.

Şunu demek istiyorum. Bir yönetici iyi bir elemanına güvenmezse onu uzun vadede kaybedebilir. Eğer yetenekli, kaliteli bir ekibiniz varsa onlardan en fazla verimi alabilmeniz için onları mümkün olduğunca serbest bırakmanız gerekir zira yetenek özgürlükle büyüyebilen bir şey. Yok yetenekleri sınırlı, kısıtlı ama iyi niyetli bir ekibiniz varsa o zaman tam tersi mümkün olduğunca disiplin altında tutmanız gerekir ve mümkün olduğunca görevler vererek iş tanımını ana hatlarla belirlemeniz gerekir.

Yani İspanyol Milli takımının teknik direktörünün oyuncularını mümkün olduğunca özgür bırakmaya çalışması son derece doğaldır ve doğru olandır. Bu ekip oyuncularına tek tek sen kornerlerde şurada dur, taçı şu adam atsın diye görev verilecek bir ekip değildir. Taç sırasında böyle pozisyon alın, rakibin sağ tarafı çok iyi bizim sol taraf siz hiç çıkmayın, sadece savunma yapın top gelince dikin ileri gitsin vs şeklinde eğitilecek bir ekip değildir. Eğer böyle bir disiplin içine girerseniz uzun vadede kaybedersiniz.

Misal Mourinho Real Madrid'i zaptedemez hale geldi! Hatırlayın yine Ramos'la Barcelona'dan kornerden gol yedikleri için tartışmıştı Mourinho. Haklı ve haksız olması mesele değil, muhtemelen haklıdır ama sürekli oyuncularıyla bu gibi konulardan araları açıldı ve en sonunda gitmek zorunda kaldı. Ramos hatta Mourinho futbol oynamadığı için bazı şeyleri anlayamıyor demişti. Casillas'la da sorun yaşadı, Ronaldo'yla da, Mesut'la da en sonunda da uzun vadede kaybetti.

Ronaldo'ya sürekli görevler vermek istedi özgür bırakamadı ve Ronaldo isyan etti. Sonra Mou "Ronaldo her şeyi en iyi kendisinin bildiğini zannediyor" dedi. Muhtemelen Mou ondan çok daha fazla yararlanmak için ona ekstra görevler veriyordu ama yetenekli bir ekibiniz varsa birey olarak hepsini tek tek görevlerle donatmanız yerine hepsini birlikte oynamak için, takım oyunu için serbest bırakabilmeniz sizi başarılı kılar.

Del Bosque ve Guardiola bu yüzden uzun vadede kaybetmediler. Konfederasyon kupasını kaybedebilir konfederasyon kupası bir şey değil. Dünyanın en iyi stoperini kaybetmemek ona göre daha önemliydi.

Mourinho ise Ramos'la, Ronaldo'yla, Casillas'la bir sürü yetenekli oyuncuyla sorunlar yaşadı. Chelsea'de de ilk yıllarında başarılı olup sonraki yıllarda bazı oyuncularla sorunlar yaşayıp bırakmak zorunda kalmıştı.

Yine dünyada futbolu en iyi bilen adam Mourinho'dur, yine kısa vadede en iyi teknik adam tartışmasız Mourinho'dur ama bunlar da tek başına yetmez çünkü yaptığınız iş yöneticiliktir. Bu kıstaslar tek başına sizi en iyi yönetici yapmaz!

Ben uzun bir süredir Fatih Terim'i överken hep ilk olarak inanılmaz bir yönetici diyorum. Sebebi basit... Herkes görüyor Selçuk Drogba'dan daha iyi bir frikikçi ama Terim, Del Bosque gibi yetenekli oyuncusuna sen bırak o vursun demiyor. Neden?

Drogba 108 yıllık Galatasaray tarihinin en kariyerli oyuncusu! Biz bir daha, bir Real Madrid stoperini madara edip topuğuyla Real Madrid kalecisine dalga geçer gibi gol atan bir futbolcu göremeyebiliriz 108 yıldır da görmemiştik zaten. (Bakın inanılmaz goller gördük söylediğim bu değil. Bülent Korkmaz ortasahadan gol de attı demek istediğim çok başka) Benim dediğim gibi Drogba gibi golü atan adama 'yıldız' denir. Bunu yapabilene, skor 2-1'e gelmişken nabzı yükselmeyene ... O anda o kadar soğukkanlı olabilip, kendisine o kadar güvenebilip o golü öyle atabilene... Bülent Korkmaz ortasahadan atar Diyarbakırspor'a 5. golü bu olabilir ama Drogba'nınki çok başka... Burak Yılmaz geçen senenin en iyisidir bana göre, Drogba'dan da daha iyi olabilir ama aynı pozisyon ona gelse hayatında ilk kez Real Madrid'e gol atma şansıyla karşı karşıya olacak ve muhtemelen öyle bir vuruş yapmayı bile yükselen kalp atışlarını dizginleyip aklına dahi getiremeyecekti.

Şimdi böyle bir golü atabilecek bir yıldıza, hem de idmanlarda her gün ekstra olarak duran top çalışıyorken, sen vurma Selçuk vursun demek, büyük yöneticilik, cesaret işi, disiplin falan değildir. Büyük ahmaklıktır.

Disiplin yeteneksiz insanlar içindir. Yetenekli ve karakterli insanlar özgür bırakıldıklarında maksimumunu verirler.

Kısa vadede bir penaltı kaçar, Drogba Selçuk'un atacağı bir frikiği gol yapamaz vs ama uzun vadede siz başarılı olursunuz. Gerçek yöneticilik budur

YORUMLAR

İlk yorumu siz yapın!



Sinan Yılmaz Köşe Yazıları