Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

Öncelikle bu ithamım kanıtlayabileceğim bir şey değil, yanılıyor da olabilirim, eğer yanılıyorsam özür dilerim ancak dün o kadar çok dikkatimi çekti ki yazmadan duramayacağım.

Derbide Galatasaraylı futbolcular arasında bir kopukluk vardı. Bu futbolun aritmetiğiyle anlatılabilecek bir durum değildi. Çoktandır, “Galatasaray’da bir Trabzon’dan gelenler grubu var ve birbirleriyle çok uzun süredir tanışıp, çok uzun süredir birlikte oynadıkları için, daha iyi anlaşıyorlar ve maç içinde de birbirleriyle daha çok etkileşime giriyorlar” deniliyordu. Bu anlaşılabilir, gayet normal bir durumdur. Birlikte yer içerler ve birlikte çok uzun süredir oynadıkları için hangisinin nereye koşacağını, hangisinin hangi pası atacağını ezbere bilirler. Bu durum çoğu zaman da böyle grupları taşıyan takımlar için olumlu yansır.

Real Madrid’in “akbaba beşlisi” vardır, Beşiktaş’ın Metin-Ali-Feyyaz’ı vardır, Galatasaray’da Arif ve Hakan Şükür birbirlerinin her hareketini bilirler. Milan’da Gullit, Van Basten, Rijkaard ile oluşan Hollandalı grubu vardır ve bunların kusursuz uyumları başarıyı getirmiştir. Galatasaray’da ve Trabzonspor’da da son yıllarda Selçuk-Burak-Olcan-Umut birlikte oynamış ve başarılar elde etmişlerdir.

Bu grup Hamza hoca döneminden sonra Sneijder ile de çok daha fazla etkileşime girmiş ve takımın üretkenliğini Sneijder sayesinde daha da arttırmışlardır… Gel gelelim bu gurubun takımın liderliğini elde ettiği süreçte çözülemeyen bir sıkıntı oldu.

Mancini istedi ki, takımın en iyi oyuncuları, Selçuk, Burak, Sneijder, Melo gibi isimler kaptan olsun. Sabri oynuyor ama oyuna ağırlığını bu isimler kadar koyamıyordu. Sırf alt yapıdan geldiği için onun kaptan olmasını, kendisi de yıllarca kaptanlık yapmış biri olan Mancini doğru bulmuyordu. Aysal da bu düşünceye katıldı ve takımın liderleri Selçuk-Burak ikilisi olsun istediler. Daha sonra Aysal bu düşüncesini kanıtlayan, onlara bu sorumluluğu yükleyen 5 yıllık yüksek maaşlı, zamlı sözleşmeler verdi. Rütbesi elinden alınan Sabri bunu kabul edemediği için, uyumsuzluk çıkardığı gerekçesiyle kadro dışı bırakıldı.

Sabri Mancini’li dönemin devre arasında oynanan hazırlık maçlarında Melo’nun kaptanlığı almasına içerlemişti.

Parantez açalım… Selçuk ve Burak’ın aldığı bu liderlik sonrası, Galatasaray bu yaz sağ kanat için transfer yapmak istiyordu. Adaylar Olcan ile Gökhan Töre idi. Selçuk ve Burak, Olcan’a kefil oldukları için Olcan tercihi yapıldı.

Gel gelelim Sabri yerine de, (yabancı kuralı zorlaması yüzünden) ligin en beğenilen bek oyuncusu Tarık çok yüksek bonservisine rağmen transfer edildi. Ancak görüldü ki Tarık da Veysel de Sabri’nin çok gerisinde.

O zaman Sabri’yi affedip kadroya aldılar ve geçici bir çözüm ürettiler. Sabri takıma net bir kalite artışı sağladı ama kaptanlığı almış olan Selçuk’un da kaptanlığını elinden almak gibi bir hata yapmadılar. Sabri’ye de dediler ki “Sen onursal kaptan ol”

Sabri bu sıfatı mantıklı bulmadı ve halen kendisinin kaptan olması gerektiğini düşünüyor. Bugün de sorsanız… “Sabri sence kim kaptan olmalı?” deseniz. “Galatasaray’da kaptanlık alt yapıdan gelene, takımın en eskisine verilir, gelenek budur” der. Zira bunu ‘Onursal kaptan’ olduktan sonra da aynı bu kelimelerle bir gazeteye söylemişti.

Sabri takıma tekrar adapte olup verimli oynamaya başlayana kadar bu konu üzerinde durmadı fakat ne zaman iyi oynamaya başladı o zaman kendisine karşı yapıldığını düşündüğü haksızlık onu rahatsız etmeye başladı.

Son haftalarda dikkat edin Sabri ileri çıkıyor ve yürüyerek geri dönüyordu. Bu Fenerbahçe maçının ilk yarısında yaşanan olay, bir iki hafta önce de aynı şekilde yaşandı. Bu inanılmaz bir durum. Önde kalıp, takım arkadaşlarının onun için savunma yapması gerektiğini düşünüyor.

Ben bunu Hamza hocaya şöyle sordum. “Sabri uzun süre A2 takımdaydı, oradan kalma bir fizik eksiklik mi, gidince dönemiyor…” dedim. Hamza hoca da “A2 takımdan döneli aylar oldu, eğer fiziksel eksikliği varsa bizim suçumuzdur ama yorulmuş da olabilir, Emenike’ye karşı oynadığını unutmayalım” dedi. Tabi gol öncesi yorgun olabilir, dakikalar 80’i geçmişti fakat daha ilk devreden bunların olması şaşırtıcıydı.

Burada Hamza hocanın söylemine bir parantez açayım. Türk teknik adamlar, Türk futbolcuların eleştiriye açık olmadıklarını çok iyi bildikleri için onları eleştirmiyorlar. Ne olursa olsun, sahipleniyorlar. İsmail Kartal’a da şunu sordum. “Bu Galatasaray’la oynadığınız 3 derbi, 3 de Trabzonspor ve Beşiktaş’la oynadınız. Toplam 6 derbi içinde yenildiğiniz, berabere kaldığınız da oldu ama 6 derbiyi de oyun olarak, fiziksek üstünlük olarak sizin takımınız kazandı, fakat bu fiziksel üstünlüğü, derbilerdeki iştahı geçen iki haftada göremedik. Sizce bunun nedeni maç seçmek mi, rehavet mi, ne dersiniz?” İsmail Kartal önce “Yaptığınız tespit için teşekkür ederim dedi, sonra da rehavet demeyelim de konsantrasyon eksiği diyelim” dedi. Açıkçası son 11 haftada hocaların oyuncularını eleştirme konusunda dikkatli davranmalarını anlarım ama insan bazen Feldkamp gibi açıklamaları da görmek istiyor. Mesela Hamza hoca Sneijder’in çok daha eleştiriye açık ve kültürlü bir kişiliği olduğunu bildiği için derbide onu üstü kapalı da olsa eleştirebildi. (bence yaz ayında bir Feldkamp neşteri de lazım Galatasaray kadrosuna. Feldkamp’ı en iyi tanıyanlardan biri de Hamza Hamzaoğlu olduğu için bu konuda bir beklentim var)

Dönelim Sabri’ye, ilk devrede geri dönmediği pozisyonda Umut’tan pas alamayınca Umut’la tartışmış ve adeta trip atarak bölgesine yürüyerek dönmüştü.

Eğer gerçekten böyle bir geçimsizlik varsa mutlaka çözülmeli diye düşünüyorum. Sezon sonuna kadar Galatasaray’ın Sabri’nin yarısı kalitede bir beki yok, belki sezon sonuna kadar Hamza hoca bu durumu idare etmek zorunda kalabilir ama sezon sonu yabancı kuralı da açılacağı için, daha kalıcı çözümler üretmesi gerekebilir. (Sabri kalitesinde alınabilecek yerli sağ bek olmadığı için yabancı kuralını vurguladım)

Son olarak Sabri bu maçta Selçuk’a sadece 3 pas atmış. Özellikle golden sonra da Lig TV kameraları göstermedi ama Selçuk adeta delirdi. Yenilen kontra golden sonra yerleri yumrukladı, gelen topu tribünlere dikti. Bence ayrıca maçın da Galatasaray’daki en istekli ismiydi. Bu kontradan yenen gol de şöyle doğdu. Sabri rakip yarı alanda top kullanacaktı, Selçuk yanında bomboştu, onun da yanından Sneijder vardı. Sabri topu Selçuk’a atmak yerine uzaktaki Sneijder’e atmak istedi. Pası yeterince çabuk ve yerden atamayınca top Sneijder’e havadan geldi, Sneijder kontrol edip oyunu açana kadar rakip de yerleşmiş oldu. Sneijder rakip yerleşmeden topu sol kanada göndermek istedi ama kısa düştü. Sağ bekine yardıma gelen Sow topu aldı ve bir uzun pasla topu Webo’ya attı, Webo indirdi, Mehmet Topal oyunu halen dönememiş olan Sabri’nin boşalttığı alana çevirdi ve orada topla buluşan Kuyt golü attı. Yani eğer bir geçimsizlik varsa ve bu geçimsizlikten doğan hatalı bir pas tercihi varsa bu pas, Galatasaray’a bu derbiyi kaybettirmiş olabilir.

Geçelim maça.

Hamza hocanın eleştirildiği kadar hatalı olduğunu düşünmüyorum.

Umut teoride, kâğıt üzerinde doğruydu ben de teknik direktör olsam sağ ön Umut’la çıkardım. Umut rakibin en etkili silahı Caner’i de mümkün olduğunca etkisizleştirdi topla az buluşmasını sağladı ama hücumda o kadar çok top kaybı yaptı ki Galatasaray’ın ilerde top tutmasına engel oldu. Peki, bu tutmayan planı Hamza hoca neden değiştirmedi diye soruyor herkes.

Maçın 45. Dakikasında Hakan sakatlandı ve bir oyuncu değişikliği hakkı gitti. 2. olarak sol ön oynayan Telles’in kondisyonu 90 dakika çıkarabilecek durumda değildi. Zaten maç başı bir değişikliği de Telles-Yasin ikilisine harcamayı kararlaştırmıştı Hamza hoca. Eğer 60’ta Telles değil, Umut’u çıkarıp Yasin’i alsa, o zaman hem sağ kenar oynama alışkanlığı olmayan Yasin’le, hem de iki tane hücumcu kanat ile oynayacaktı ve maç 0-0 yani Galatasaray’ın istediği gibiydi. Durum 0-0’ken neden bir savunmacı çıkarıp hücumcu aldığı da sorgulanabilecekti. Nitekim bunlar hep yorumlanabilir kararlar ve maç bittikten sonra yorumlamak çok kolay oluyor!

Misal maçtan sonra şöyle bir yorum okudum. “Umut’a neden kızıyorsunuz? 15 yıldır ilk defa sağ kanat oynayan adama kızmayın, oynatana kızın” demiş biri. Bizim ülkenin en büyük sorunu bu cahil cesareti… Herkes, her işi bildiği gibi, teknik direktörlüğü de biliyor. Tabi Galatasaray’ın daha 2-3 ay önce deplasmanda Beşiktaş’ı 0-2 yenerken Umut’un sağ kanat oynadığını bilmiyor!

Neyse… Bence opsiyon 60’ta Yasin-Telles değil de Umut-Dzemaili olabilirdi. Selçuk derine girer, önünde sağhaf Hamit, solhaf Dzemaili, sağ kanat Sneijder ve sol kanat da Telles olabilirdi. Takım 4-3-3’e döner ve kaybedilen ortasaha geri kazanılabilirdi. Belki Caner’in önü açılır ama Sneijder ve Hamit ikilisi orayı kapatarak alan vermezdi.

Zaten ortasaha yardımı sıfır olan Sneijder’i 90 dakika göbekte tutmak bence takım savunmasına ciddi zarar verdi. Keşke onu kenarlara çekseydi ve risk alsaydı. Belki rakibin beklerinden birinin önü açılır ama ortasaha üstünlüğü kaptırılmazdı.

60’taki bu değişikliğin ardından da 75 gibi son hamle çok yorulan Telles-Yasin olabilirdi.

Hocanın 60’ta Yasin-Telles hamlesinden sonra gole kadar 3. değişikliği yapmaması çok normal. Misal 70’te son olarak Umut-Bruma yaptı diyelim, sonrasında 75’te bir oyuncusu sakatlansa son 15 dakika 10 kişi oynamak zorunda kalır.

Bir de yine küçük bir not, Koray 2. yarı maça başlarken herkes tarafından motive edildi, tüm oyuncular ona sarılıp güven vermek istedi. En son Sabri yanına gitti ve Koray’a “Gelen topu ileri vur” dedi. Koray da maç boyu gelen her topu rakibe verecek şekilde ileri vurdu ya da taça attı. Hâlbuki böyle maçlarda topun kıymetini bilmek lazımdı. Çok baskı da yokken kaleciye dönmek yerine taça atılan toplar baskı yemeyi de beraberinde getiriyor. Bu arada Koray’ı hiç beğenmedim, çok ürkekti, çok heyecanlıydı.

Zaten Galatasaray bu ürkeklik yüzünden 16 senedir rakibini yenemiyor. Emre’ler, Volkan’lar çok rahatken Galatasaray’da Selçuk bile ne kadar iştahlı oynasa da karar hataları yaptı. Yayın önünde Hamit iki kez bomboş beklerken, pası ona atıp şut şansı doğuracağı yerde birinde dikine pas attı, diğerinde kafasıyla önüne alıp kendi vurmak istedi nitekim vuramadı çok kötü bir şut çıkarmış oldu. Yine bir pozisyonda Galatasaray çok kişiyle hücum ederken Selçuk pas atmak yerine şut çekti rakibin sırtından dönen top kontra atak şansı doğuruyordu. O gereksiz şutta da sağ kanatta boş bekleyen Sabri miydi şuan çıkaramıyorum, Umut da olabilir.

Tabi Fenerbahçe’de tüm 11 çok tecrübeli, en genç oyuncu Caner 26 yaşında ve Caner’in hem yurt dışı Rusya tecrübesi var hem de iki takımla da derbi oynamışlığı var. Ondan sonra en gençlerden biri Mehmet Topal yine iki takımla da derbi oynamış ve İspanya tecrübesi yaşamış bir oyuncu. Hepsi çok sakin ve akıllıca oynadı. Topal harikaydı. Galatasaray’ın son yıllardaki en büyük hatasıdır Mehmet Topal. Hem 2009’da Rijkaard’ın futboluna uymuyor komikliğiyle komik bir bonservisle satıldı. (Bir önceki sene Everton 13 milyon Euro vermişti, aynı Adnan Polat yönetimi satmamıştı, bir sene sonra 5 milyon Euro’ya satıldı.) Hem de ondan sonra İspanya’dan dönme kararı verdiğinde Galatasaray’a “beni alın” dediğinde “bizde Melo-Selçuk var” diye tercih edilmedi. Doğrusu Mehmet Topal 1. sınıf bir futbolcuydu rotasyona büyük bir zenginlik katardı. Sırf Fenerbahçe’ye katacakları önceden belliydi ve Fenerbahçe’ye kaptırmamak için dahi geri alınmalıydı. Düzgün karakterli, çok iyi bir profesyoneldi.

Bunlar dışında mağlubiyetin bana göre 10 temel sebebini yazdım. O haberi de paylaşıp bitireyim

http://www.medyaspor.com/galeri/galatasarayda-maglubiyetin-10-temel-sebebi-1845/1

Not: Köşe yazısında belirttiğim 90 dakika boyunca Sabri Sarıoğlu'nun Selçuk İnan'a attığı '3' pas, "en düşük pas sayısı oldu" ibaresi yanlıştı. Maçın olduğu akşam "Aslanstatics" adlı twitter adresinden bu bilgiyi almıştım ancak bugün kontrol ettiğimde http://tr.matchstudy.com/TSL2014-15/TSLmatch.aspx?game=0708&select=6000000010000 adresinde en düşük pas tercihinin bu ikisi arasında gerçekleşmediği durumunu görmüş oldum.

YORUMLAR

Salih Can 10 Mart 2015 Salı 11:55

Ben de sizin gibi ilk 11 kurgusunun yanlış olduğunu düşünmüyorum. Kağıt üstünde mantıklı bir 11 di. Ancak Sneiderin etkisizliği, Umutun ne hücumda ne savunmada varlığı ve stoperde daha önce de sölediğim gibi şuanda semih ile koraydan çok ilerde olan Hakan Baltanın sakatlığı sonrası Telles-Yasin ve Umut-Bruma değişikliliğinin bariz olduğunu gördük. Fenerbahçenin baskısına pasla çıkarak karşılık veremediğimizde(Sneider bile boşluğa top vurdu) kontraya çıkıcak Brumaya ihtiyaç vardı.

Salih Can 10 Mart 2015 Salı 12:03

Belki bir oyuncu maçı kurtarmazdı ancak Umut belkide hayatının en kötü Fener derbisini oynarken bu kadar sahada kalmamalıydı. Baskı anında şişirilen toplara Bruma Yasin ile koşulabilirdi. Maç 0-0 dı evet son değişiklik olucaktı. Ancak hepimiz gördük ki gol geliyordu. Beklemek anlamsızdı. Birde Cüneyt Çakırla ilgili yorumunuzu merak ediyorum. Fenerbahçeden kimsenin sarı kart görmemiş olması, Olcanın kırmızılık pozisyonu, karşılıklı yanlış takdir hakları vs...

Aslan Can 10 Mart 2015 Salı 12:26

bence ne olursaolsun umutla başlamak hataydı. bjk maçında başarılı olması bu derbiye bir gösterge olmamalı.sonuçta orası olimpiyattı ve rakip bjk idi.o maçta bjk nin sol beki kimdi hatırlayan varmı?ama kadıköy ve sol bekte türkiyenin en iyi sol beki caner var. umutun yerine Dzemaili koyup hamit sağda defans yapılabilirdi.ya da umutun yerine bruma konup atak yapılabilirdi.kim ne derse desin, dikine giden, her maç en az 8-10 depara kalkan bruma ,ilerde top tutardı.ayrıca Sneijder'le de +++

Aslan Can 10 Mart 2015 Salı 12:30

++ çok iyi anlaşıp, atak yapabiliyorlar. Ayrıca Olcan'dan sol bek yaratma fikri de özellikle 60'dan sonra, 1 puana razı olunabilecek duruma geldikten sonra,ayrıca Hakan'da çıkmışken, Telles'i çıkarıp onu solda yanlız bırakmak çok acemice bir iş. Telles'i beke çekersin, ileri çıkma dersin, kondisyonu da yeter, Olcan'ı da sol açığa atarsın, orta sahayı kapatırsın. Umut orta yapamaz, çalım atamaz,depar atamaz, adam kovalayamaz, ee e pres yapacak diye sağ açık harcanmaz.Bu maçın hatası Umut'tur. ++

Aslan Can 10 Mart 2015 Salı 12:56

++ Hadi diyelim farklı düşündük, Umut'la öyle yada böyle 60'a kadar da gol yemeden geldin 60'dan sonra Fener gümbür gümbür gelirken, Umut yerine - Dzemaili- Yekta - Yasin alınabilirdi. Dakika olsun 80, Kapat 8 adamla defans ve ortayı, at ileri yasin/Bruma + Sneijder +Burağı. Ne işin var 80 de Sabrı'yle Olcan'la ilerde. Olcan nefes nefese kaldı halen ilerde atak yapmaya kalkıyor. ne gerek var. Özetle bir maç daha gitti,ama şampiyonluk yolunda halen en güçlü adayız.

Aslan Can 10 Mart 2015 Salı 13:03

++ Son olarak birde, Fener gümbür gümbür gelirken 1 GS'li oyuncunun yere yatıp, oyunu soğutmak gelmiyor aklına. Mesela Eboue'ye herkes kızıyordu ama adam profesnoyel.GS öne geçince yatmaya başlıyordu. Olcan-Sabri yatın yerde 2 şer dakika. DK.80 hala depar atıp,bindirme yapıyorlar. Bak Volkan'a,adam FB golü atıp öne geçtiği ilk anda yattı yere, tam Gs atak yaparken, her maç yaptığı gibi çıkardı yine eldiveni, beline soğutucu sıktırdı. ahhladı ohh ladı, 3-4 dakika geçti,GS soğudu zaten.

alperen 10 Mart 2015 Salı 14:13

hocam mehmet topal yorumunuza kesinlikle katılıyorum. bir galatasaraylı olarak en büyük yaram mehmet topaldır bence. maçta sneijderın top yapamamasının nedeni mehmet topal diye düşünüyorum bilmem katılır mısnız? ayrıca hamitin derbide ayağında çok fazla top tutarak kontra yememize neden olduğuna değinmemişsin. ayrıca hakan baltanın kart görüp sakatlanması ve planları bozması da hamitin vurdumduymazlığı yüzünden diye düşünüyorum. birbiri ardına zincirleme reaksiyonla yenildik.

fırat kasımoğlu 10 Mart 2015 Salı 18:56

Ne kadar doğru ve isabetli olursa olsun bazen bu kadar detay ve analiz bile bu derbiyi anlatmaya yetmez. Bu kadar irdelemek yerine, maça çok geniş ve genel bir gözle bakarsak, mağlubiyetin tek nedeni; Hamzaoğlu Fenerbahçe'den korkmuş. Çıkardığı kadro, oynamaktan çok, oynatmamak üzerine kuruluydu. Gökhan&Caner ikilisi o kadar rüyalarına girmişki hafta boyunca, kadronun ve taktiğin en belirleyici sebebi bu ikiliydi. Tedbir bahanesi altındaki bu korkak taktiği de, bütün futbolcular hissetmişlerdi.

fırat kasımoğlu 10 Mart 2015 Salı 19:04

Sabri&Trabzonlular meselesine gelince de,bu oyuncular yıllardır beraber oynuyorlar.Sabri'nin kadrodışı hikayesinden beridir de aylardır beraberler.Uzun bir galibiyet serisinde, Hamzaoğlu'nu ön plana çıkaranlar,sadece tek bir yenilgiyi bile Sabri'ye yıkabiliyorlar.Sabri bundan önceki maçlarda en çok pası Trabzonlular'a veriyordu da, bu maçta mı vermedi? yada bu,daha önce farkedildi de, konuşmak bu maç sonuna mı kaldı? Benim gördüğüm,Sabri takımdaki içten pazarlıklı olabilecek son adamlardandır.

Özgür S 11 Mart 2015 Çarşamba 11:15

Sizin gözleminiz olan Sabri Selçuk olayı kamuoyunda haber olmuş;)maçla ilgili bence Hamza hocanın tek hatası yasin yerine Emre yi oyuna alıp Burak'ı çıkarıp snejder ise en uca koyarak topa hakim olacak dizilişe geçmeliydi,tabi o da şunu düşünmüştür,Burak'ı oyundan alırsam bu sefer Alves,egemen ve mehmet Topal'ı da oyuna dahil olur..şanssızlık golün çok geç gelmesi oldu bence 60-65 lerde gelse idi çevirecek zaman olurdu..skor gs lehine olsa idi Hamza hoca büyük taktisyendi açıkçası..

oguzhan kopal 11 Mart 2015 Çarşamba 18:33

hamza hoca'nın kalması taraftarıyım fakat kulüp içinde bir ikilik varsa, takımdaşlık yoksa, birlik beraberlik sağlanamamışsa bunun sorumlusu teknik heyet olmalıdır. hesabı onlardan sorulmalıdır. bana göre teknik direktörün 1. görevi futbolculardan iyi bir takım yapmak ve onların kendilerine ve arkadaşlarına güvenmesini sağlamaktır.

Mehmet Balaban 13 Mart 2015 Cuma 12:52

fırat a katılıyorum.sabri yorumunuzu size yakıştıramadım.böyle suni gündemlere gerek yok.hamza hoca korktu demiş fırat.deplasmandasın kardeşim ve 16 senelik mazi var.bu kadar hamzanın üstüne gitmeyin.fenere karşı çok güçlü bir ortasaha ve kontra atak taktiği yapmalıydı hamza hoca,çünkü fener gergindi fark 7 ye çıkabilir veya 4 te kalabilirdi.fenerin daha sakin olması ise oldukça ilginçti.GS oyunu soğutmayı beceremedi.hamza hoca bu maçı tecrübe hanesine yazacaktır.

onur cetin 14 Mart 2015 Cumartesi 19:43

Mehmet topal alinmaliydi evet ama alinmadi ise onemli olan eldekileri en etkin kullanmak.melo sakatken dzemali nin kullanilmamasi, hamza hocanin teknik direktorlugu acisindan soru isaretidir!! Sag onde umut yerine yasin olabilirdi hatta selcuk ta olabilirdi.Selcugu onde dzmaliyi d melonj yerine denmis olamli iri derbiden once ligde...hamza hocanin kapasitesi belli bir noktaya kadar mi yeterli acaba??

onur cetin 14 Mart 2015 Cumartesi 19:48

Elinizde burak umut yasin gibi kontratak adamlari varken, sneijder selcuk gibi pasorler varken neden kontratak oyun oynayamiyosunuz? Cunku savunma yapmayi bilmiyorsunuz.Aynen flterim ekolu...kendi yari sahasında savunma yapmayi bilmedigi icin hep ilerde basti gs terim doneminde ve kontra atak golu atamadi.eger hamza hoca terimi taklit edecekse bir fernandao falan lazim, umut yasin ise atil ve gereksiz olacaklar...


Sinan Yılmaz Köşe Yazıları