Büyük sürpriz! Almeida imzayı attı

Büyük sürpriz! Almeida imzayı attı

Portekiz 2. Lig ekibi Academica, Hugo Almeida'yı kadrosuna kattığını açıkladı.
Bolasie transferi bitti gibi

Bolasie transferi bitti gibi

İngiliz basını, Bolasie’nin Fenerbahçe ile anlaşmaya yakın olduğunu yazdı.
Menajerinden Cimbom'a yeşil ışık

Menajerinden Cimbom'a yeşil ışık

Cim-Bom’un gündeminde olan Anderlechtli stoperin menajeri Balkan, “Kara, Galatasaray ile Şampiyonlar Ligi’nde oynamak ister” dedi.
Serdar Gürler her an imzalayabilir

Serdar Gürler her an imzalayabilir

G.SARAY bir yerli yıldıza daha imza attırmak üzere.
Andre Ayew'de sona gelindi

Andre Ayew'de sona gelindi

İngilizler, Ganalı yıldızın Beşiktaş’a transfer olacağını yazdı. Kartal’ın, 29 yaşındaki kanat oyuncusunun kiralanması konusunda Swansea City ile büyük oranda anlaştığı vurgulandı.
4 futbolcu Cocu'yu büyüledi

4 futbolcu Cocu'yu büyüledi

İsviçre kampı öncesi İstanbul’da yapılan hazırlıklarda Hollandalı teknik adamın en fazla dikkatini çeken futbolcular Eljif Elmas, Mehmet Ekici, Giuliano ve Josef oldu.
İşte Güneş'in yeni 10 numarası

İşte Güneş'in yeni 10 numarası

Slovakya kampının en iyilerinden biri olarak ön plana çıkan Oğuzhan Özyakup, 10 numarayı kaptı. Başkan Orman’ın transferin gecikebileceği bilgisini vermesi üzerine Şenol Güneş kadro içi çözümler üretiyor.
Ozan bu kez Premier Lig'e gidiyor

Ozan bu kez Premier Lig'e gidiyor

Cocu’nun gelişiyle F.Bahçe’de kalma umudu artan Ozan Tufan’a Premier Lig'den talip çıktı. İspanyol ekip Girona'nın bonservis bedeli nedeniyle vazgeçtiği Ozan için Crystal Palace'ın kesenin ağzını açtığı belirtildi.

Yenilginin suçlusunu hemen ilan edeyim, baştan rahat edelim:

Prandelli.

3-5-2 dizilişinin risk olduğunu söylemiştim. Henüz bu şekilde çok az çalışma yapılmış olmasına rağmen  Arsenal gibi bir makinenin karşısına bu şekilde çıkmak intihar olurdu ve oldu da.

Cesare’de açıkça ilk yarıda kötü oynadıklarını, ikinci yarıda futbolcuların bildikleri bir taktikle oynamayı tercih ettiklerini ve bunun sonucunda oyuncularının biraz daha sakinleştiğini söyledi.

Zaten 3-5-2 oynayabilmek zor.  Eldeki oyuncu grubuyla ise imkansıza yakın. Kadro kalitesinin düşük olması dolayısıyla diğer dizilişlerdeyse en fazla görece iyi olabiliriz ki bu ligimize yeter ama Şampiyonlar Ligi’nde Dortmund gibi sistem takımlarıyla başetmeniz mümkün olmaz.

Her zamanki gibi testi kırıldıktan sonra herkes aynı şeyleri yazacak ama ben başka bir şey anlatayım:

Diziliş falan hikaye.

Ruh da öyle.

Ne demek istediğimi daha iyi anlatabilmek için; 2000-2001 sezonu ve sonrasında İngiliz takımlarına karşı oynadığımız maçların bir dökümünü çıkardım.

İnceleyelim:

 

ŞL 2001/2002 Tarih: 20.02.2002 21:45

Liverpool 0 - 0 Galatasaray

ŞL 2001/2002 Tarih: 26.02.2002 21:45

Galatasaray  1 – 1 Liverpool

79’ (1-1)Heskey

Not: Lucescu farkı

***

ŞL 2006/2007 Tarih: 27.09.2006 21:45

Liverpool 3 - 2 Galatasaray

9’ (1-0) Crouch

14’ (2-0) Garcia

ŞL 2006/2007 Tarih: 05.12.2006 21:45

Galatasaray  3 – 2 Liverpool

22’ (0-1) Robbie Fowler

***

ŞL 2012/2013 Tarih: 19.19.2012 21:45

Manchester United  1 – 0 Galatasaray

7’ (1-0) Carrick

ŞL 2012/2013 Tarih: 20.11.2012 21:45

Galatasaray  1 – 0 Manchester United

***

ŞL 2013/2014 Tarih: 26.02.2014 21:45

Galatasaray  1 – 1 Chelsea

9’ (0-1) Torres

ŞL 2013/2014 Tarih: 18.03.2014 21:45

Chelsea  2 – 0 Galatasaray

4’ (1-0) Eto’o

***

ŞL 2014/2015 Tarih: 01.10.2014 21:45

Arsenal  4 – 1 Galatasaray

22’ (1-0) Welbeck

30’ (2-0) Welbeck

41’ (3-0) Sanchez

***

Dikkatinizi çekmesi için sadece rakiplerin ilk gollerini ve o gollerden kısa bir süre sonra  attıkları golleri aldım.

Şu ana kadar 9 karşılaşma oynamışız.

Toplamda iki galibiyet var: Biri 2012’deki Manchester United yedeklerine karşı, diğeriyse turu çoktan garantilemiş Liverpool’u grubun son maçında 3-2 yenmemiz.

Bunların 9 maçın 4’ünde, ilk golü 10 dakika dolmadan yemişiz bile: 4’, 7’, 9’, 9’

Bu tesadüf olamayacak kadar büyük bir istatistik. Neredeyse oynadığınız maçların yarısında ilk 10 dakika dolmadan gol yiyorsunuz.

Kalan maçlardan 2’sindeyse dayanabildiğimiz süre: 22’ şer dakika.

Bunu şu şekilde de okuyabiliriz:

9 Maçın 6’sında 22 dakika dolmadan golü yemişiz.

Bence bu normal, sebebiyse “süper“.

***

Futbolumuzun ‘Süper’i var ama ‘Lig’i yok.

Mesela:

“Süper Passo” var:

Her yere gerekli gereksiz stadyum dikip övünüyorsun ama  2-3 bin kişiyi zor topluyorsun.

“Süper Zemin” var:

Oynayan futbolcu bileğine kadar toprağa batıyor sakatlanıyor, haftaya yine aynı sahada oynatıyorsun. İki kişi daha sakatlanıyor.

“Süper Tarım” var:

1 kez değil 2 kez değil, neredeyse koca bir sezon boyunca ekinleri ekiyorsun, tarlaları sürüyorsun ama “Traktöre oturdum, jikleyi çektim, anahtarı kontağa soktum ama çevirmedim.” veya “Tohum toprağa yansımamış” diyebiliyorsun.

Devletimize zeval gelmesin, kişiye özel kanun değişiklikleriyle çiftçiye sağladığı kredi ve kolaylıkları unutmayalım.

“Süper Tempo” var:

Baş döndüren hızlarıyla Premier Lig’i kıskandırıyorlar.

Diğer problemler zaten toplamda bu kadar kötü olmamızın bize has sebeplerinden bazıları. Dünya futbolunda yerleri yok.

İngiliz takımlarıyla yaşadığımız “ilk 10 dakika problemi”nin kaynağı ise bu bahsettiğim tempo.

Bu, şu demek: 4’lü savunma oynasan bile  seni tempolarıyla  ezecekler.

Bu, dünün meselesi de değil.

Örneğin: 2009’da Arşavin, Arsenal’e  ilk geldiğinde: "Fulham maçının daha ilk yarısında ciğerlerim sökülecek gibi oldu" diye bir açıklama yapmıştı.

Sen bu makinelerin karşısına  “Süper” ile yoğrulmuş çocukları koyuyorsun, adamlar senin fişini 10 dakikada hadi olmadı 22 dakikada çekiyor. Yine de her seferinde ‘ruh’ falan diyerek farklı bir sonuç bekliyorsun.

Tamam, bekle.

***

Şunu anlayalım artık:

Futbolcu çıkmıyor artık ülkeden, kökü kurudu ve kısa vadede tek çare yabancı sınırını kaldırmaktır.

Bunu yapacaklarına herkes yine altyapı martavalını anlatmaya başladı.

Sanıyorlar ki ‘topçu’yu sahanın bir kenarından “koş oğlum haydi oğlum” diyerek 1 senede ‘futbolcu’ yapacaklar.

Geçen gün yazdım:

Sneijder 8 yaşında tek top yapıyordu.

Maç öncesi ısınma sırasında -ismini vermeyeceğim- bir futbolcumuzu seyrediyorum, topu 4 kere sektirip 5. de yere düşürüyor.

“Altyapı” diyerek dalga geçmeyi bırakın artık.

O, uzun vadeli düşünülmesi ve planlı programlı yürütülmesi gereken bir iş.

Hele ki Terim’in komedi bildirisiyle “ ‘gönüllü scout’lar bize futbolcu önersin(!)” basitliğinde yapılacak bir iş, hiç değildir.

“Dolmayan onlarca stadyum yapacağınıza ( “Maaşınızdan kısın.” demiyorum bak) hiç olmazsa insanlara 1.500 – 2.000 TL gibi, emeklerinin karşılığının küçük bir kısmını verin de gece gündüz şevkle çalışacak bir ekip kurun” diyeceğim ama o işte, stadyumlarda olduğu gibi “beton” yok.

Beton yoksa kaymak da yok.

Oysa onların kaymaksız kahvaltı ettikleri görülmemiştir.

YORUMLAR

İlk yorumu siz yapın!



Tümer Topal Köşe Yazıları