Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

Her ne kadar maç sonunda "iki günde futbolcularımın isimlerini öğrendim ben 2 günde çok fazla bir şey yapamazdım"  diyerek mütevazılık örneği gösterse de Mancini'nin takımı ile Terim'in takımı arasındaki geçiş çok sert oldu.

İtalyan teknik adamı en takdir ettiğim konu, işini iyi çalışmış olması... Bunu Juventus'u iyi etüt ettiği için değil, Galatasaray'ı iyi etüt ettiği için söyleyebilirim. "Bu maç için şansım Juventus'u iyi tanıyor olmamdı" diyerek yine mütevazılığını elden bırakmasa da Galatasaray'ı da iyi çalıştığını belli etti.

Sneijder'ı çıkardıktan sonra Umut'u oyuna almasından anladım bunu ve Umut'u yine Drogba'nın arkasında koydu. "Fatih Terim'in gideceği, Mancini'nin geleceği Real Madrid maçından önce belliydi" demeyin, Umut Bulut'un nasıl hücum pres yapan, nasıl savunmayı en uçtan başlatan bir oyuncu olduğunu anlamanız için bu sene oynadığı 15-20 dakikalık maçları izlemiş olmanız yeterli olmaz en azından geçen seneyi de biliyor olmanız gerekir ya da yardımcılarınızla, Taffarel'le iyi bir çalışma gerçekleştirmiş olmanız gerekir.

Muhtemelen Sneijder-Umut değişikliğini daha erken de yapabilirdi ama 76 dakika beklemek zorundaydı. Zira ilk yarıda Semih-Gökhan değişikliği 2. yarıda da çok yorulan Riera değişiklikleri elzemdi. Üstüne bir de 60 gibi Sneijder'ı çıkarma Umut'u alma riski gösterilemezdi. Bir sakatlıkta on kişi kalırdınız ve böyle maçlarda en son istenilecek şey şüphesiz eksik kalmak olacaktır. 0-1 öndeyken bu değişiklik için 76 dakika beklemesi şarttı o da profesyonel bir hoca olduğu için doğru zamanlarda doğru isimleri çıkardı.

Sadece Amrabat tercihi yerine ben olsam Engin'i tercih ederdim. Zira yine Semih değişikliğini yapmak zorunda kalmasaydı. Bruma da şuan 90 dakikalık kapasitede bir oyuncu değil... Uzun zamandır futbol oynamıyor sadece U20 Dünya Şampiyonasında 4-5 maç oynadı ondan başka da son aylarda maç oynamadığı için dayanıklılığı düşük. 4 günde iki 90 dakika haliyle onu yıprattı. Muhtemelen Mancini 3. değişiklik olarak Engin-Bruma'yı da düşünürdü Semih-Gökhan değişikliğini yapmamış olsaydı.

Şimdi tüm bunları geride bırakırsak aslında söyleyecek çok şeyim birikti. O yüzden madde madde yazmakta yarar görüyorum.

- Mancini'nin Taffarel'le maç içinde de sıkı bir iletişimde olması (yayıncı kuruluş Mancini'yi ne zaman çekse Taffarel'le konuştuğunu gördük) yukarıda yazdıklarıma bir başka örnek.

- Mancini gelmeden önce kibrinden bahsedenler olmuştu fakat hem Fatih Terim'e "Avrupa'nın en iyi teknik adamlarından biri, onun yerini doldurmak zor" demesi, hem beraberliği üstlenmek yerine "iki günde bir şey yapamazsın" demesi hiç de kibirli görünmüyor.

- Yine Amrabat'ı eleştirmek, daha ilk günden oyuncularıyla arasını germek yerine "Amrabat istediklerimi yaptı, penaltı pozisyonunda şanssızdı" demesi de önemli.

- Birçok gazete onun kibri hakkında haberler yaptı geçtiğimiz 3-5 günde. Benim Türkiye'de futbol adına düşünce devrimi yaptığını düşündüğüm ve çok büyük saygı duyduğum Bülent Timurlenk ağabey de bu haberleri en ateşlisinden sundu. Bir Galatasaraylı olduğunu hepimiz biliyoruz ama hepsinden önce kendisi bir gazeteci. Ben gazetecilik anlamında kendisini elbette eleştirmem ve fakat senelerce blogunda eleştirdiği tavrı, dili bu haberlerde kendisi göstermiş olmadı mı? Mancini'ye "kibirlidir Juventus maçına çıkmaz, operasyon için Beşiktaş derbisinin geçmesini beklediler, Juventus maçına çıksa bile bir mağlubiyette suç Terim'in takımının olur" dedi. Buna rağmen Mancini Juventus maçından önce geldi ve Terim'i övdü. Sonra Mancini'nin 'İtalyan Milli takımından teklif gelirse tazminat ödemeden giderim' maddesi koydurduğunu yazdı Timurlenk fakat maçtan sonra Lütfi Arıboğan açıkladı ki böyle bir madde de yokmuş... Sanırım böyle bir dile ve Galatasaray yönetimine savaş açmaya da pek gerek yoktu. Galatasaray yönetimiyle ters düşmesi konusunda tabiki bir gazeteciyi eleştirmem aksine işini gerektiği gibi yaptığını söyleyebilirim ama bu yazılardan etkilenip yönetimi istifaya çağıran taraftarın akıllıca davranmadığını da düşünürüm. Ebru Köksal'ın söylediği iddia edilen sözler Vatan gazetesinde yayınlandı geçen gün. Vatan gazetesinin sahibini bilmeyen var mı? Bakın aynen aktarıyorum... Ebru Köksal Ünal Aysal'a şöyle demiş habere göre "Biz diğer kulüplere benzemeyiz. Türk işi bir anlayışla yönetilemeyiz. Yabancı bir teknik direktörle hem sizin, hem yönetimin dokusu daha iyi tutar. Milyonlarca Euro’luk yatırım yaparak Drogba ve Sneijder’ı aldık ama siz başkan olarak onlarla telefonla konuştuğunuz için Terim onlara bile tavır koyuyor. Benim çok iyi yabancı kontaklarım var. Örneğin Mancini gibi bir isimle yola çıkarsak hem dünya spor marketinginde kendimizi daha iyi temsil ederiz hem de elimizdeki yabancıları daha iyi kullanırız." Bakın bu haberlerin üzerine "Bize çok büyük bir acı yaşattınız inşallah siz de acıların en büyüğünü evlat acısını yaşarsınız" gibi salak sapık yorumlar gitmiş bu kadına twitterdan. Bu nasıl bir gerizekalılıktır? Bunu sağlayan da bu sahibi belli gazetelerdeki haberlerdir. Bu tansiyonun yükselmesinin Galatasaray'a zarar vermekten başka bir şeye yaramayacağını anlamayan Galatasaraylı nasıl kandırılmıştır anlayamıyorum. Haberin yalan olduğunu direk şu cümleden anlayabilirsiniz.

"Biz diğer kulüplere benzemeyiz. Türk işi bir anlayışla yönetilemeyiz" Bıkmadılar şu halkı milli duygularını kaşıyarak kışkırtmaya. Bu kadın o kadar akılsız mı ki "Türk işi bir anlayışla yönetilemeyiz" desin. Vatan gazetesi milliyetçi duyguları sömürerek taraftarı kışkırtmaya çalışıyor anlıyorum ama Galatasaraylılar da böyle yalan olduğu paçalarından akan haberleri Terim'in görevinden alınması canlarını yaktığı için gerçek sanıyorlar. Bu olayların sürekli olarak uzaması Galatasaray'a zarar vermekten başka bir şeye da yaramıyor.

Futbola dönelim...

- Chellini'nin hatalı pasında bir ayrıntıyı yakaladık bu akşam bir arkadaşımla... İtalyan stoper pas hatası yaptınca Drogba koşusunu hızlandırmıyor, depara kalkmıyor. Adeta Buffon'un çıkmasını bekliyor. Depara kalksa muhtemelen Buffon kalesini terk etmeyecek ve soldan gelen stoper Bonucci mi, Barzagli mi hangisiyse son vuruştan önce Drogba'ya yetişme şansı olacaktı. Buffon çıkınca o stoper kaleye koşmak zorunda kaldı. Drogba da son hamleyle Buffon'u çalımladı. Buffon'u böyle kandırmış olabilme ihtimali dahice. Muhtemelen efsane kalecinin kendisinden yaşlı olduğunu ve artık yeteri kadar çabuk olamayacağını bildiğinden rakibini kandırdı.

- Muslera'nın top tutma yeteneği adeta 'world class' seviyeye yükseldi. Topa hakimiyet ve hava topu hakimiyeti çok çalışmayla oluyor diye biliyorum. 2,5 senede o kadar çok gelişti ki! Önce çok potansiyelli bir kaleci transfer edildi. Sonra da onu bu kalecilik işinin tekniğini en iyi bilen adamlardan biriyle çalıştırdı Galatasaray kulübü. O adam da Taffarel. Muslera ülkeye ilk geldiğinde çıktığı ilk profesyonel maçta elinden bir topu kaçırmış ve gole sebebiyet vermişti. Onun üzerine çok ağır eleştirildi, "elleri küçük" bile dendi ve üzerine 2,5 sezondur 100'e yakın maç oynadı Galatasaray formasıyla o toplar artık eline sanki eldivenlerinde mıknatıs varmış gibi yapışıyor. Bu çok ama çok büyük bir profesyonellik örneği. Bugün CSKA Moskova'da abartılmış Akınfeev'i izleyin, Marsilya'da senelerdir abartılan Mandanda'yı izleyin Muslera hepsinden çok daha büyük bir yetenek. Beşiktaş maçında Almeida'nın sert şutunu tek eliyle kurtardığı bir pozisyon var, aynı şekilde bugün aynı yerden gelen çok sert bir şutu çelmedi bile direk iki elinin arasında eritti. Öyle bir karizma ki adeta rakibe göz dağı veriyor meşhur Japon çizgi filmlerindeki kaleciler gibi.

-  Lazio Muslera konusunda yanıldı, 2010 Dünya Kupasında izledikten sonra ben şüpheliydim ve ben de çok güzel yanıldım. Onu İtalya'da gözünün önünde izleyen herkes yanıldı. Fakat Galatasaray teknik kadrosu ve yönetimi yanılmadı. 250 tane scouta sahip olan Porto kulübü senelerdir boş beleş bir kaleci olan Helton'a teslim ediyor kalesini. Son maçta yine büyük bir yan top hatasıyla gol yedirdi. Biz ise önce Muslera gibi bir potansiyeli bulan ve sonra Taffarel'i antrenör yapıp bu cevheri işleyen bir kulübü saçma sapan argumanlarla eleştirmeye çalışıyoruz. Aynı Muslera'yı Porto alsa ve böyle yetiştirse methiyeler düzecek kurum bırakmayız Porto ile ilgili ama kendi çatımız altında gerçekleşen böyle müthiş bir başarının farkında değiliz. Telefonmuş Terim nasıl gönderilmiş vs vs. Terim için senelerdir yazdığım övgüleri biliyorsunuz. Fakat bu bir iş, gönderiliş tarzını eleştirelim elbette fakat Terim böyle gönderildi diye Galatasaray yönetimini aşağılamaya çalışmayalım. Şimdi görevi bırakacak olsalar yerlerine kim geçecek? Abdulrahim Albayrak'lar mı? Bütün transferleri bu güne kadar Terim yaptırmış farz edelim. Bütün oyuncuları o ve teknik ekibi bulmuş olsun.

Yine de daha ilk senede Muslera, Eboue, Ujfalusi, Melo, Selçuk, Elmander transferlerini tek bir transfer döneminde yapabilen kaç tane Galatasaray yönetimi biliyorsunuz? 3,5 milyon euroluk Sercan'ı, Engin, Ceyhun'u falan saymıyorum. Kim bu güne kadar sıfırdan bu kadar kaliteli bir takım yaratabildi? Hangi yönetim? Ben öyle sanıyorum ki bu yönetimin aklında bir ekol olmak var. İlk döneminde bu kadar transfer yaptılar, ardından Burak, Hamit, Dany, Amrabat transfer sayısını biraz daha düşürdüler. Ardından Sneijder-Drogba ve şimdi de bu yaz dişe dokunur iki transfer yaptılar Bruma ve Chedjou toplam 20 milyona yakın harcayıp bitirdiler. Zira 2,5 sene önce bir temel attılar, sağlam bir temel attılar şimdi de bu güçlü temelin katlarını çıkıyorlar. Yönetimi amansızca eleştirmek bu binayı dinamitlemekten başka neye yarar? Öyle tahmin ediyorum Burak'ı 15'e, 20'e satmak istiyorlardır. Yaza da Buffon futbolu bırakınca Juventus 20-30 falan verirse Muslera 28 yaşında Juventus'un yolunu tutacaktır. Aysal Wenger'i geçen sezon sonunda çok istemiş diye biliyorum ama olmamış. Başkanın aklında bana göre çok uzun yıllar sorunsuz çalışmak istediği bir teknik adam vardır ve böyle kendi kendine işlemeye başlayacak bir futbol fabrikası oluşturmak istiyordur. Hollanda'da Ajax, Portekiz'de Porto, Fransa'da Lyon yaptılar bunları. Türkiye de böyle bir fabrika için vergiler dolayısıyla çok müsait. Neden olmasın?

- Bundan 5 sene sonra Casillas, Buffon, Cech vs futbolu bıraktıklarında Muslera; Neuer, Courtois gibi kalecilerle birlikte dünyanın en iyi üç kalecisinden biri olacaktır ve antrenörlük kariyerine Muslera'yı transfer ettirmek üstüne ondan Dünyanın en iyi kalecilerinden birini yaratmak CV'siyle başlayacak Taffarel de dünyanın en iyi kaleci antrenörlerinden biri olabilir.

- Aurelien Chedjou bu güne kadar sessiz sakin bir imaj ortaya koymuştu. Bugün çok iyi oynadığı bir maç sonrasında yerde gereksiz yere yatan ve takımını bir pozisyonluk da olsa eksik bırakabilecek olan Eboue'yi fena haşladı. Melo da bir pozisyonda Asamoah'ı kovalamayan Amrabat'ı sert bir dille uyarmış. Büyük maç oynamayı bilen, tecrübeli ve lider karakterli oyuncular büyümek isteyen kulüpler için işte böyle elzem.

- Dany Real Madrid maçından sonra her zaman olduğu gibi önemli bir karakter ortaya koyup Beşiktaş ve Rizespor maçlarında iyi performans göstermişti. Mükemmel bir profesyonel olduğunu Gaziantepspor'daki antrenöründen öğrenmiştim. "Sinan öyle bir adamdı ki herkes idmandan sonra yorgunluğu alsın diye bizim verdiğimiz sütlü bir sporcu içeceği var ondan içerdi Dany bunu içmezdi süt yağ yapıyor diye" demişti. İnanılmaz çalışkan ve disiplinli olduğunu söylemişti. Bunu mental olarak da koruyabiliyor. Dağılmıyor. Zaten Real Madrid maçında skor farka giderken dağılan isimlerden biri değildi Dany ama tüm takım dağılınca onun da skoru tutmasına imkan yoktu.

- Dany ve Chedjou Kamerun Milli takımında iki stoper olarak oynamıyorlar. Dany sağ bek Chedjou sağ stoper oynuyor. Semih ve Gökhan Zan da sol stoperde birbirini başarıyla yedekliyorlar. Eboue'nin istikrarsızlığı ve dengesizliği kendisine güven duyulamamasını sağlıyor. Bence Dany sağbek oynamalı. Sneijder'in mükemmel bir gol attığı Malaga hazırlık maçına bakarsanız Dany'nin sağ çizgiden nasıl bindirdiğini görürsünüz. Mevcut fiziksel kapasitesi ve hızı onu çok iyi bir bek yapabilir. Sabri de çok önemli profesyonellik örneği gösteriyor ama Sabri en iyi oynadığı maçta bile gerek fiziksel olarak, gerek pozisyon bilgisi olarak bek için çok güven vermiyor. Sabri futbola başladığı mevkiilerde sağ önde ya da sağ halfta rotasyona tabi olsa çok daha verimli olabilir. Eboue de 30 yaşında bir oyuncu olarak hala sağlam kontratlar alabileceği Rusya gibi Katar gibi Amerika gibi ülkelere gidebilir. Her ne kadar Emirates Cup'ta çok iyi bir futbol oynasa da Eboue çok önemli meziyetleri olan bir bek olsa da istikrar sorunu çok büyük bir problem ve Galatasaray onun keyfini bekleyemez. Umarım Mancini bu riski göze alır.

- Gökhan Zan hakkında daha önce yazdım. Fakat o bu yazıları tekrar tekrar yazdıracak bana. Normal bir futbolcu bu kadar çok ve uzun süreli sakatlıklar yaşarsa 30'lu yaşlarından sonra kariyerinde ciddi düşüşler yaşaması kaçılmaz olur. Hele hele sürekli oynamamak takımında yedek beklemek bu düşüşü hızlandırır fakat Gökhan Zan öyle büyük bir profesyoneldir ki 32 yaşında olmasına rağmen ne zaman görev verilse fizik gücüyle fark yaratır hale geldi. Geçen sene Real Madrid maçını yorumlamaya gelen İngiliz spiker ve yorumcular kendisini Terry'e benzetmişti. Bu maçta da benzer bir performans gösterdi. Semih Kaya'ya göre (Quiz programında söylediğine göre) hayatında gördüğü en çalışkan futbolcu Gökhan Zan'dır. Elmander'e göre de Galatasaray TV'de yaptığı bir programda söylediklerine göre "Gökhan Zan'ın evi olmayabilir ne zaman görsem ya sahada ya fitness salonunda, terminatör falan olduğundan şüpheleniyorum" İşte böyle bir azim hem de baskı kaldıramadığı söylenen bir oyuncu için böyle büyük maçlarda böyle büyük performanslar fazlasıyla takdire şayan Mancini onu direk 11'e koyarsa şaşırmam. Zira aslında Galatasaray'ın duran toplardan gol atacak stopere de ihtiyacı var sanki.

- Riera 2 senedir kanat oynamıyor, sanki savunma yapmaya çok alışmış gibiydi zaten çok yavaş olduğu için de kanatta Hamit gibi verimsizleşiyor. Oyunda kaldığı süre boyunca iyi pozisyon aldı ama sol bek oynadığı kadar verimli olamadı. Umarım sözleşmesi bitene kadar Mancini kendisini ön tarafta düşünmez.

- Hakan Balta sezon başı yabancı kuralından sonra Galatasaraylıların en korktuğu isimdi ve fakat o pek korkulacak bir isim değil, takım iyi oldukça o çok kötü olup maç kaybettirmez. Takımın oyununa adapte olamadığı maç hatırlamıyorum. Akıllı bir oyuncu olduğu için idare etmeyi biliyor. Bu sene sonuna kadar Riera ile ikisi idare edeceklerdir. Önümüzdeki yaz oraya kim gelecek göreceğiz.

- Melo Beşiktaş maçında da Juventus maçında da çok güçlüydü. Bu sezon form tutması kısa sürdü. Bu Melo'nun Dünyanın en iyi ön liberolarından biri olduğunu sanırım herkes kabul ediyordur pekala ilk 20'e girer. Umarım bundan sonra geçen yıllarda olduğu gibi gereksiz sorunlar yaşamaz, yaşatmaz.

- Sneijder bu maç üzerinden eleştirilemez. Maç öncesi "bu maçta oynamayacaksan hangi maçta oynayacaksın vs" gibi yorumlar okumuştum. Aksine bu maçta hiç oynayamaz. Top zaten rakipte Sneijder'in 30 metrelik bir alanda inanılmaz preslerle top çalmasını falan mı bekliyorsunuz ki? Top ayağına gelince tempoyu düşürüp, takımı biraz öne çıkarmaya çalışacaktı ve bunu ilk yarıda yapabildi. Ekstra iş yapabilecek bir pozisyon kendisine geldi onda da kötü vurdu... Mancini ile neler yapabileceğini görmek için 3-5 maç beklemek lazım.

- Akıllı oyunu çok akılsız bir hamle Juventus'a veriyordu. Amrabat'ın yaptığı o kadar saçma bir hareket ki Mancini sadece gülebildi bu pozisyona. Evet Quagriella kendisini yere bıraktı ama mesele bu değil. Sen ayağını oraya sokarsan adam penaltıyı alır. Quagriella maç sonrası pozisyonu şöyle yorumlamış "Rakip üzerime çok hızlı geliyordu, kaçış yolu bulamadım" Evet rakibin üzerine o kadar hızlı koşarsanız bir feykte ya çalım yersiniz ya da faul yaparsınız.

- Akıllı bir Galatasaray izledik. Yapmasını gerekeni yaptı. Herkes önemli bir karakter ortaya koyup Rize maçında da bu maçta da full konsantre performansını ortaya koydu. Terim'in gitmesine çok üzülen Melo da Semih de hepsi büyük bir karakter örneği gösterip profesyonelce mücadele ettiler.

Mancini şanslı mı? Şahsen ben şansa inanmam. Bence şans akıllı insanların kendilerine yarattığı bir opsiyondan başka bir şey değil.

YORUMLAR

İlk yorumu siz yapın!



Sinan Yılmaz Köşe Yazıları