Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

Manisaspor maçı, şimdiye kadar pek değinemediğimiz rotasyon oyuncuları hakkında çıkarımlar yapabileceğimiz bir maç oldu. O yüzden bu maçta madde madde düşündüklerimizi yazalım.

-          Evvela geçen gün, uzun yıllar birçok gazetede spor müdürlüğü yapmış gazeteci bir ağabeyimle konuştum. “Sinan, UEFA kupası ve sürecinde yetişen 1985 ve sonrası doğumlu birçok çocuk Galatasaraylı oldu. O yüzden Sosyal Medyada Galatasaray taraftarının etkinliği Fenerbahçelilerin, Beşiktaşlıların çok üzerinde. Ve bu gençler bizim eski spor medyasını terk etti. Artık senin gibileri okuyorlar. O yüzden senin yazılarının, Hürriyet’in, Sabah’ın sitesinde Galatasaray’ı yazan adamlardan daha fazla okunması beni şaşırtmıyor. Galatasaray taraftarı oldukça genç ve bu dilden anlıyorlar, bu dili seviyorlar…

-          Hakikatten bu dil, biraz daha gözleme, yorumlamaya, kafa yormaya dayalı bir dil. Söylediklerinde çok haklı… Çünkü hiçbir takım taraftarı Sinan Gümüş hakkında bu kadar yazmaz, bu kadar üstüne düşmezdi. Dün ilk 11’ler açıklandığında “Sneijder neden oynuyor, Sinan Gümüş neden yok?” diye parlayan yüzlerce genç Galatasaray taraftarı vardı sosyal medyada… Nitekim bu insanlar aynı zamanda Arena’yı da dolduruyorlar. Son yıllarda (kale arkasındaki eski kültür UltrAslan hariç) çok farklı bir taraftar profili oluştu. Esasında bu profil Galatasaray’ın bu maddi olarak zor günlerinde olumlu bir profil. İlla yıldız oyuncu isteyecek bir profil değil. Hepsinin Bruma’ya, Sinan Gümüş’e tahammülü yüksek. Bu taraftar grubu genç ve geleceği açık oyuncuları kabul edebilecek bir taraftar grubu.

-          Ben şaşırmadım ilk 11’e. Zaten 11’in 9’unu doğru tahmin etmiştim. Yasin yerine Bruma, Sneijder yerine Sinan Gümüş bekliyordum. Zira Bruma’nın Fenerbahçe maçında oynamayacağını yerine Umut’un oynayacağını düşünüyordum. Ayrıca Pazar günü Fenerbahçe maçında oynayacak hiçbir oyuncunun ilk 11 başlayacağını düşünmüyordum fakat Hamza hoca farklı düşünmüş. Aslında bu kadroyu Türkiye Kupası maçlarında zenginleştirmişti, birçok oyuncuyu bu maçlarda kazanmıştı o yüzden onun bu maçlarda oyuncuların ritim tutmalarını istemesini gayet anlaşılır buluyorum.

-          Maçtan sonra “Sneijder mi çok oynamak istedi hocam, neden oynattınız?” sorusuna “Her oyuncum oynamak istiyor. Bazılarına maç, bazılarına antrenman yaptırdık, ayrıca risk her yerde var, antrenmanda da sakatlanabilir oyuncu” dedi.

-          Bu ‘Her oyuncunun oynamak istemesi’ durumunu Hamza Hoca, Türkiye Kupası maçlarını doğru kurgulayarak sağladı. Hamzaoğlu’ndan önce oyuncular oynadıkları oyundan zevk alamıyorlardı, büyük baskı altındaydılar. Selçuk, Burak, Hamit aldıkları maaşın, Olcan, Tarık vs de bonservislerinin altında eziliyorlardı. Şuan itibariyle performanslara bakınca bu takımın en çok kazananları kimdir diye Galatasaray’ı ilk kez izleyen bir adama sorsanız, Sneijder, Burak, Selçuk, Hamit falan der. Yani dengelendi. Bu denge Türkiye Kupası maçlarında sağlandı. Oyuncular goller attıkça, asistler yaptıkça futbol oynama arzusuna kavuştu. Bu oyunculardan biri de Yasin. Kendisi henüz 3-4 maçtır oynuyor ve bence maç ritmi kazanması için bu maçta da oynattı onu Hamza hoca. Tabi Sneijder’le birlikte oynama alışkanlığı kazanması için de yan yana oynamaları mühimdi.

-          Muhtemelen Hamza hoca maçtan önce Sneijder’e “Fazla zorlama, al-ver hücumu organize et” demiştir.  “Bazı oyuncularımıza antreman yaptırdık” söylemi buna işaret diye düşünüyorum. Zira mevkiisi gereği bu komutu verebileceğiniz oyuncular var, veremeyeceğiniz oyuncular var. Selçuk’a, Hamit’e “fazla zorlama” diyemezsiniz ama Sneijder’e diyebilirsiniz. Sneijder zaten taşınan oyuncudur…

-          Maçtan önce bazı arkadaşlar bu konu hakkında “Burak, Selçuk, Hamit neden dinlendiriliyor da, Sneijder oynuyor? Hamza hoca Türk oyuncuları kayırıyor mu?” gibi yorumlar yapmıştı da sanırım cevabı bu yazdıklarımda saklı. Ortasaha göbeğindeki oyuncu koşmadan, zorlamadan oynayamaz, Sneijder ise oynar.

-          Sneijder geldiğinden beri en formda oyununu oynuyor. Son bir aydır adeta alev aldı. Özgüveni tavan. Çok sayıda beklenmedik, sürpriz pas ve şut deneyebiliyor. En iyi haliyle Kadıköy’de olacak.

-          Gelelim Sinan Gümüş’e… Sinan Gümüş’ü ilk oynatan Hamza Hamzaoğlu, Bursaspor maçında bu şansı değerlendiremeyen de Sinan. O maçta gördük ki topsuz oyunu çok eksik. Top ayağındayken yere çok sağlam basıyor, çok iyi bir fiziği var ama topsuz oyun tecrübesizliği göze batıyor. Geriye de kaldı 12 final haftası. Bu final maçlarında Sinan’ı kazanmak zor, kaybetmek riski de fazla.  Maçtan sonra Hamza hocaya sordum Sinan hakkındaki düşüncelerini. “Uzun yıllar Galatasaray’a hizmet edecek bir oyuncu ama ben doğru zamanı bekliyorum” dedi. “Doğru zaman geldiğinde formayı alacaktır. O gün gelmeden formayı bir verip, bir almak istemiyorum, bu oyuncu için iyi olmaz” dedi. Katılıyorum. Galatasaray, Fenerbahçe gibi milyonlarca taraftarı olan kulüplerde 11 oynamaya başlamak genç oyuncular için zor bir baskı oluşturabiliyor. Hele böyle final aylarına girilmişken çat diye 19-20 yaşındaki oyuncuyu oynatmak zor. Muhakkak aklınıza “X oyuncu, X büyük takımda final maçına 18 yaşında çıktı, onlar nasıl oynatıyor da, biz oynatamıyoruz” sorusu gelir. Cevabı basit bence bu sorunun… Sende Arda Turan varsa 18 yaşında bile olsa Avrupa kupası maçında direkt ilk 11 oynatırsın, öyle soğukkanlı, öyle özgüvenli bir karakterdir ki rakiplerini yatıra yatıra gol atar. Böyle bir oyuncun varsa 17-18 yaşında final maçında bile oynar ama onun aksine gençlerin %90’i bu baskıyı hisseder ve Arda gibi karakterler azınlıktır. Oyuncuların geneli Selçuk İnan, Burak Yılmaz, Caner Erkin, Egemen Korkmaz gibi yıllar geçtikçe olgunlaşır. Sinan Gümüş de Burak Yılmaz gibi bir fizik potansiyel sunuyor ama daha öğrenecek çok şeyi var. Ben Hamza hoca yerinde olsam Burak’ı çağırır “Bu çocukla ilgilen senin gibi bir fiziği var hatta yere senden sağlam basıyor ama nereye koşacağını bilmiyor, bu çocuğa akıl hocalığı yap” derdim.

-          Şimdi sıra sıra oyuncuları değerlendirelim.

-          Sinan Bolat: Biraz daha uyum sağlamış gibi görünüyor ama seneye tekrar kiralamaya gerek yok bence. Yeni yabancı kuralı şöyle bir avantaj sunuyor. İlk 11’inde Muslera, yedeğinde Eray olabilir ve üçüncü kaleci olarak genç potansiyelli bir yabancı kaleci alabilirsin. Umarım olmaz da misal Muslera X maçın 50. dakikasında sakatlansa bile o maçın kalan 40 dakikasında Eray oynar diğer maçlarda ise 3 kaleci Muslera’nın yerine geçer ve yine Eray yedek kaleci olur. Yani aslında yedek kaleciniz 3. kaleci görevi görebilir. Şimdi, Taffarel ve Muslera hem aynı dili konuşabiliyorlar hem de aynı kültürden geliyorlar. Doğrusu Güney Amerika’da da son yıllarda iyi kaleciler yetişiyor. Güney Amerika’dan 20’li yaşlarının başında potansiyelli bir kaleci alınsa hem Muslera ile hem de Taffarel ile iyi bir uyum sağlayabilir düşüncesindeyim seneye.

-          Tarık daha özgüvenli görünüyor ama halen çok zayıf. Dany Fransa’da çok iyi oynuyor, doğrusu sağbek olarak dahi Dany Tarık’ın çok önünde bence. Yaza Galatasaray muhtemelen yine maddi zorluk çekecek ve Dany ile Amrabat’ın maaşı da yüksek değil. Yabancı kuralı da açılacağı için bence geri dönmelerinde fayda var. İnsanlar Dany’i bazı maçlardaki hatalarından dolayı çok eleştirdi ama oynadığı dönemlerde ligin tackling kralıydı. Onun kadar üstün top çalma yeteneği olan adam uzun yıllardır görmedim. Hem üstün fizik kapasitesi (hem çok güçlü hem çok hızlı) hem de sert müdahaleleri onu gerçekten duvar gibi bir oyuncu yapıyordu. Fransa’da da duvar lakabı takmışlar. Ben her zaman defansif ortasaha veya bek olması gerektiğini düşünmüşümdür. Doğrusu bence özel bir hamle oyuncusu kendisi. Savunmayı öne çıkaracağınız maçlarda stoperde de çatır çatır oynar. Hamza hocaya maçtan sonra Amrabat ve Dany’i de sordum “Hepsini izliyoruz” dedi. Bence seneye Sabri ve Dany sağbek alternatifi olsa daha iyi olur.

-          Semih Kaya’nın sanırım 45 dakika oynaması uygun görülmüştür. Fena değildi, sanki kendisini göstermek istiyor gibiydi, ekstra işler yapmak istedi… Ben olsam Fenerbahçe maçında Chedjou’nun yanına onu koyarım, herhalde Hamza hoca da öyle yapacak.

-          Hakan Balta her zamanki gibi profesyoneldi. Ben Fenerbahçe maçında onu Kuyt’ın karşısında sol bekte kullanmak gerektiğini düşünüyorum ama sanırım Hamza hoca Olcan’ı kullanacak orada. Zaten bu maçtan sonra da Fenerbahçe maçı için “Futbol iki gücün çarpışmasıdır, biz kaybetmemeye oynamayı düşünmüyoruz, izleyenlere keyifli bir futbol sunmak istiyoruz. Rakibin güçlü yönlerine önlem almayı düşüneceğiz ama kendi güçlü yanlarımızı da ön plana çıkarmak isteyeceğiz” dedi. “Kendi güçlü yanlarımız” demecinin altında bence Olcan yatıyor.

-          Yekta ve Telles maçta idare etti. Telles’in Kadıköy’de sonradan sol ön oyuncusu olarak oyuna girebileceğini düşünüyorum. Yekta ile ise 2017’e kadar sözleşme uzatanlara halen şaşırıyorum.

-          Yasin oynadıkça daha iyi oluyor ve beni yanıltıyor. Pandev ise oynadıkça hiçbir şey değişmiyor. Hala geldiği günkü gibi çok ağır… Dzemaili de onun gibi fizik olarak eksik geldi ama o kendisini toparlamak için daha fazla çabalıyor.  Seneye Pandev’in kalmaması, Dzemaili’nin ise kalması gerektiğini düşünüyorum.

-          Dzemaili doğruya doğru şuan için çok temposuz ama iyi bir kumaş. Kalitesi bariz belli. Geçtiğimiz günlerde bir yazımda “Dzemaili sürekli yüzünü rakip kaleye dönerek top alıyor çevre kontrolü Galatasaray’daki en iyi oyuncu” demiştim. Yavaşlığına rağmen, penaltıdaki pozisyonda doğru bir top kontrolü maçı hatta turu bitirdi. Bir doğru top kontrolü =  Türkiye Kupası çeyrek finali. Topu önüne aldıktan sonra bir de sağına çekmesi kırmızı artı penaltıyı sağladı. Hatırlarsanız Sivas’ta Telles son dakikada kaleciyle karşı karşıya kalmış rakip topla karışık ona vurmuştu. Yanılmıyorsam aynı maçta ona benzer bir pozisyon daha vardı. Burada iyi çevre kontrolü şunu gerektirir. Rakip oyuncu size son çare uçarak geliyorsa vurmayı değil topu saklamayı düşünün. Uçarak gelen adamın topa dokunmasını engellerseniz size vuracaktır. Dzemaili de topu sağına çekti ve rakip Dzemaili’ye vurdu. Tartışmasız kırmızı kart ve penaltı oldu, kimse de itiraz edemedi. Burada hem mükemmel top kontrolü hem de sonrasında mükemmel bir çevre kontrolü örneği görmüş olduk. Seneye Dzemaili fiziğini toparlarsa Galatasaray’da çok daha verimli olur düşüncesindeyim.

-          Son olarak Emre Çolak… Aynı süreci Fatih Terim’le de yaşadı. Hocası gelip ona forma veriyor, “sana güveniyorum, göster kendini” diyor. O da ilk ay formayı alıp mücadele ediyor, iştahlı oynuyor ama sonra bir daha yok. Dün topuk pasları, Panenka penaltıları güzel ama nerede takım için oynayan Emre? Gerçekten zor bir karakter, yönetilmesi kolay değil. Rotasyonda değerlendireceğiniz biri olamıyor. Ya çok iyi, ya da umursamaz… O yüzden Yasin kesti Emre’yi. Sneijder’i taşımayı kabul ettiği, her maç en azından 10 üzerinden 7’lik oynadığı, takım oyununa katkıda bulunduğu için.

YORUMLAR

fırat kasımoğlu 4 Mart 2015 Çarşamba 16:53

Son zamanlardaki, en yapıcı ve güzel yazı olmuş. Emeğinize sağlık...

Özgür S 4 Mart 2015 Çarşamba 17:10

Bana,sneijder Yasin ve Emre üçlüsünü görmek istedi gibi geldi hoca,bruma yerine Emre ile başlayıp orta sahada hakimiyet kurabilirmiyim diye düşünüyor fener maçında bence ama Emre'nin kanat oynayamayacağını bir kez daha gördü ve maça bruma Yasin ve snejder ile başlayacak..bence sürpriz olarak Burak ile değil umut ile başlayıp baskı kuracak hoca,fener savunması baskı altında çok hata yapıyor,fener baskı yaparkende 3.orta saha oyuncusu olarak umut gelecek snejder değil diye düşünüyorum..

Rifat genc 5 Mart 2015 Perşembe 00:58

Emrenin ikinci penaltisi yüzde yüz tekrarlanmasi gerektigni düsünüyorum. Kaleci 1m önde emre penaltiyi kulanirken.

Avrupa Fatihi 5 Mart 2015 Perşembe 03:19

Hep iyi yoldayken ayagımıza sıkıyoruz futboldan anlayan kaprisi olmayan kulübün 1 lirasını dahi boşa götürmeyecek ekibinde akbaba gibi yiyici yöneticilere yer vermeyecek bir başkan+Hamza hoca=Şampiyonlar ligi şampiyonlugu


Sinan Yılmaz Köşe Yazıları