Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

Akhisar sezonun flaş takımlarından, ligin dinamiklerine göre oynamayı biliyorlar. En son kendi sahalarında Bursaspor’u yenerken topu Bursaspor’a bıraktılar kontra ataklarla işi bitirdiler. Solda Güray ve oynadığında sağda Kenan, süratli kenar oyuncuları var. Niasse ve Mehmet Akyüz şahane birer kontra atak golcüsü. Mehmet’in formu Kenan’ı 11’in dışına itti. Bruno gibi ayağı düzgün, akıllı, pivot özellikleri olan fakat pek süratli olmayan iyi bir golcüleri de var. Bilal gibi iyi bir oyun kurucu ofansif ortasahaları var ama sakat, Emin aslında onun yedeği olabilecek bir oyuncu. Merter eski dönemin ‘çapa’ diye tabir edilen sadece kesici ve fiziksel özellikleriyle oynayan ön liberosu. Sertan kanattan bozma iç oyuncusu, Manchester City alt yapısından alınan 18’lik Wato Merter gibi, Erkan sol bek/kanat, Kerim sağ bek/kanat… Akhisar kadrosunda her mevkiden güzel adamlar var ama günümüz futbolunda en olması gereken adam yok! Akhisar’da hem savunma hem hücum yapabilecek bir tane ortasaha göbek oyuncusu yok. Ne Melo, ne Yekta çift yönlü ortasaha eksikliği 2 senedir bariz. Menajerlerin bu tarz oyuncular önerdiğini de biliyorum ama Hamza hoca şimdilik istemiyor sanki. Zira ligin boşluklarını biliyor, günümüz değil de geçmişin futbolunu oynayıp nasıl puan toplayacağını biliyor.

Nasıl mı? Bir ara Bülent Uygun bulmuştu bu boşluklardan birini ama takımlar Sivasspor’a 2-3 sene kaybede kaybede öğrendiler Bülent Uygun da kendisini geliştirmek yerine Katar’ın yolunu tuttu 2-3 sene de orada ‘kral’ olur bu taktikle sonrası artık Afrika liglerine falan herhalde.

Ne yapıyor Hamza hoca? Hızlı oyuncuları var, hem kanatta hem ilerde, tempoyu arttırmak işine geliyor, kaos oyunu işine geliyor, bol top kaybının olduğu maçlar, şok birkaç saniyelik ataklar işine geliyor. Süratli forvetleri Niasse’ı yine süratli kanat Güray’a yakınlaştırıyor, Mehmet’i de sağa, Sertan’ın tarafına atıyor Sertan da çabuk oyuncu. Ortada bir Emin, (sakat olmasa defansif özellikleri için Merter’i oynatırdı) tek başına bütün savunma yükünü üstlenmeye çalışıyor.  Sertan sağ kanada, Güray sol kanada yakın oynuyor ama içe de yardım ediyorlar. Bugün oynayan Bruno da üçüncü bir forvetten ziyade tekniği sayesinde bir ofansif ortasaha gibi kullanılmak istendi. Fiziğini de düşünürsek bir nevi Rooney’in Manchester United’taki görevi gibi.

Sakat Bilal yerine onun görevini yapan Bruno da, Merter yerine ‘çapa’lık görevini yapan Emin de kötü bir maç çıkardı. Dahası Bilal de oynasa, Merter de oynasa Galatasaray’a karşı Akhisar’ın şansı bu düzende Arena’da olmazdı.

Neden mi? Galatasaray artık Avrupa takımı da ondan… Galatasaray iki senedir Avrupa’da tecrübe edindi. Öncesinde Fatih Terim Avrupa alışkanlığını arttırmak için hazırlık maçlarını da hep prestijli takımlarla oynadı. Daha takımın temelini oluşturmadan Liverpool’larla maç yaptırdı bunlar hep takımın karakterini, cesaretini ve vizyonunu geliştirecek, Avrupa takımı olma yolunda takımı eğitecek çok doğru hamlelerdi.

Galatasaray ligin en yaratıcı top kullanan takımı, topu Galatasaray’a kendi elinle teslim etmek “gel bizim üzerimizde deney yap” demek. Galatasaray’ın eksiği, top kullanmanın aksine top kazanamamak! Eh rakip de zaten kazandığı topları hemen 2-3 saniyede kullanmaya alışık bir takım olunca Galatasaray çok daha fazla topla oynayacak zaman buldu ve 90 dakika boyunca rakibini ezdi. Sneijder, Melo, Selçuk, Hakan Balta, Eboue, Telles, Drogba bunlar üst düzey, Avrupa kalitesinde top kullanan oyuncular. (Drogba biraz düşüş yaşadı bu konuda) Yekta ve Ceyhun da ligin ortalamasının üzerinde iyi top kullanıyor... Galatasaray'ın en iyi yaptığı şey bu. Galatasaray'ı durdurmak istiyorsan önce topu vermeyeceksin.

Akhisar iki bekinin önünde iki kanat solda Güray sağda bazen Kenan bazen Sertan’la genelde rakiplerinin kenar hücumlarını engellemeye çalışıyor ve bu yüzden ortasahada eksik kalıyor. Baklava dilimi bir ortasaha dizilimi yapıyorlar. Anadoluda bu ortasaha boşluğunu çok ve kısa pasla, topa sahip olarak değerlendirecek takım olmadığı için Akhisarspor’un eksiklerini ortaya çıkaramıyorlar. Bugün ise Yekta, Melo, Sneijder, Hakan Balta, Ceyhun neler yaptılar? Oyunu hep göbekten başlattılar. Pas, pas Giray ve Sertan tek kalan Emin’e illa ki yardım edeceklerdi, onlar alanlarını bırakıp içe geldiğinde bekler Telles ve Eboue de çıkıyor ve Galatasaray da topu onlara ya da forvetlere aktarıp pozisyona giriyordu.

Galatasaray’ı bugün zorlasa zorlasa yağmur zorlar, zemin dağılırsa pas imkânı kalkar ve oyun tam da Akhisar’ın istediği gibi olur diyordum ki yağmur zemini bozmadı. Bu Galatasaray kulübü için çok önemli bir olay. Zemin yüzünden o kadar çok puan kaybettiler ki nihayet bunlara önlem almayı başarmışlar. Bakın Gaziantepspor da Akhisar’a çok benzer bir oyun oynuyor Sergen geldiğinden beri, onların da göbek boş ve yumuşak. Galatasaray Antep deplasmanında da ilk 25 dakika topla oynuyor rakibine üstünlük kuruyordu, sonrasında bir sağanak yağmur başladı ve top dolaştırmak imkânsızlaşınca Antep bir puanı kaptı. Top bir o kalede bir bu kalede Antep’in istediği oyuna dönmüştü ve 3 puan da alabilirlerdi.

Maç öncesi ilk 11’lerle ilgili Hakan Balta acaba Niasse ve Mehmet’e karşı ağır kalır mı düşüncem vardı, Chedjou ve Semih daha iyi olur gibi geliyordu ama Hakan zekasıyla bir çok pozisyonda doğru pozisyon alarak rakiplerini karşılamayı bildi. Golde de 2’e 2 pozisyondu, Mehmet’le teke tek kaldı. Mehmet’i topu ters ayağına çekmeye de zorladı ama yanındaki Semih kademesine gireceğine Hakan’ın arkasına geçince Mehmet’e şut açısı da doğru ve gol oldu. Burada yine Hakan’ı çok hatalı görmüyorum. Kaliteli bir stoper oldu ve 5+0+3 saçmalığından önce Galatasaray’a ilaç gibi geldi. Sık sakatlanması dışında stoper olarak çok değerli bir oyuncu. Mancini Ceyhun ile, Koray Günter transferiyle, Hakan ile, Yekta ile bu 5+0+3'e kendisini iyi hazırlıyor. Hani "neden bunca gençleşmeyi, transferleri bu devre arasında az zamanda yaptı?" sorularına da cevaptır biraz.

Akhisar’la ilgili son olarak şunları da söylemek istiyorum. Hamza hoca zamanında atletmiş. Atletizmden futbolculuğa dönüş yapmış. Futbolculuğunda da fiziksel üstünlüğü ve dayanıklılığı bariz bir oyuncuymuş. Akhisar’da da oyuncularının fiziksel kapasitesini çok yukarı çıkarıyor ama bunlar sürekli olmuyor, ağır sakatlıklarla son buluyor çoğu. Acaba çok ağır yüklemeler yaptırıyor da ondan mı diye düşünüyorum. İlk senesinde hücumdan çok savunma oyuncuları ön plana çıkmıştı. Kaleci Oğuz, stoper Sonko en önemli isimlerdi Gekas’ı saymazsak. Sonko ve Oğuz performans olarak tavan yaptı ama ikisi de sakatlandı ve şimdi Oğuz yedek Sonko da kötü maçlar çıkarıyor. Genç Uğur sakatlanmadı uzun süredir performasını sürdürüyor, genç Güray öyle ama misal yaşı 30’lara gelen Bilal öyle değil. Gelişti ama çok ağır bir sakatlık yaşadı hala dönemiyor. Niasse, Mehmet genç oyuncular bu ağır olduğunu düşündüğüm idmanlardan fayda sağlıyorlar ama yaşlılar için sıkıntı olabiliyor.

Mehmet Akyüz Tavşanlı’da da süratiyle çok etkindi. Beşiktaş’ta hiç süre alamadı tek maçta bile denemediler üç kuruşa geldi ve Akhisar’da döktürüyor. "Hamza Hamzaoğlu ligimizin Felix Magath’ı" diyeceğim ama şeker gibi adam öyle Magath gibi arkasından konuşan olmaz. Oyuncularla arasını bu kadar iyi tutup, oyuncularını bu kadar çalıştırabilmesi (hem de kulüp az maaş veriyor oyunculara) onun ne kadar kaliteli bir insan olduğunu gösteriyor. Ayrıca insan yönetimi konusunda başarısını da gösteriyor.

Şimdi maçla ilgili tuttuğum notları birer paragrafla geçmeye çalışacağım…

*Arena tribünleri Konyaspor maçından önce Uğur Tütüneker’i de alkışlamışlardı, bu maçta Hamza hocanın da alkışlanması çok hoştu. Yine keza Hamit’e gösterilen sevgi de önemli.

* Eboue’nin ilk 11’de tercih edilmesi muhtemelen iç sahada değil de dış sahada istikrarsızlık sorunları yaşamasından, taraftar Eboue’yi motive ediyor ve iç sahada uyumasını engelleyebiliyor. Her hafta oynadığında iç sahada uyuduğu maçları da hatırlıyoruz tabi. Mancini Eboue’yi öğrenmiş diyebiliriz.

* Dün öğlen saatlerinde Lig TV’de geçmiş yıllar Chelsea – Tottenham maçlarının özetleri vardı. Öyle bir Drogba izledim ki, yapmadığı şey yok. 40 metreden frikiği vurdu, üst direk sallandı, asistler, goller. Akşam da gittik biraz yaşlanmışını canlı izledik. Bazen, yapamayacağı şey yok. Onun için Melih Şabanoğlu geçen hafta güzel bir analiz yapmıştı. Linki şurada öneririm. http://www.iskenderbaydar.com/drogbasiz-sistem/

* Arena’da belki yağmurun da etkisiyle bilmiyorum beklediğimden daha az seyirci vardı. Muhtemelen onlar da bu istikrarsız şampiyonluk yarışından sıkılmış olabilirler.

* İki hafta önce Beşiktaş maçında stada erken gitmiştim. Stat anonsçusu 15 dakika arayla 3 kez aynı açıklamayı yaptı. “Sevgili Galatasaray taraftarları, yönetmelik değişti, artık 10 saniyelik küfürler bile birikip saha kapatabilir, lütfen dikkat edelim, takımımıza zarar vermeyelim vs” dedi. Üçünde de ıslıkladılar. Son anonsun hemen ardından maç başlar başlamaz da "Beşiktaş’ın köpeğine…" diye hakarete başladılar. Yeni yönetmelikte sadece küfür değil, hakaretin de engellenmesi mühim. Nitekim o maç da ikazla geçti. Bu maç Akhisar maçı anonsçu diyor ki “bu maçta küfür vs ederseniz haftaya saha kapanacak” hala anons yapılırken ıslıklıyorlar. Bu tam olarak ne? Amaç ne? Nasıl bir zeka sahibi insanlar bu kadar ahmakça davranabilir merak ediyorum. Anonsçuyu niye ıslıklar bir insan? Nihayetinde "… sizi Didier Drogba" diye biten tezahüratları yaptılar ve Galatasaray’ın Kayserispor maçında sahasının kapanması lazım.

* Akhisar maç başı santrada topu Galatasaray korner direğine yakın yerden taça atıp baskı yapmak istedi. Eskiden Fenerbahçe yapardı Alex topu taça gönderirdi. Maçtan önce de hem Hamza hoca hem futbolcuları "Beraberliğe değil, galibiyete geliyoruz" demişti. Topu kullanamayan takıma baskı iyidir de Galatasaray’a yapınca işte arkada bol bol boşluk bırakırsın ve Galatasaray topçuları da bunu değerlendirir. Rıdvan Dilmen bunu eleştirmiş, beraberliğe çıkmalılar demiş. Bu yorumlar hep hangi bakış açısıyla baktığınla ilgili. Galatasaray’ın puan kaybetmesine sevineceğin bir bakış açısıyla bakarsan doğru, Türk futbolunun gelişimi ve daha zevkli hale gelmesini istediğin bir bakış açısıyla bakarsan övmen gerekir. Hem skor yorumcusu hem de objektif olmayan biri olduğunuzda da işte anti-futbolu öğütlersiniz böyle.

* Dakika 4, ilk tehlikeli pozisyon Akhisar’dan Telles dönemedi. Boşalttığı alandan şut geldi. Telles o kadar ileri çıkıyor ki, gençliği, sürati bile geri dönmeye yetmeyebiliyor. Mehmet’in attığı golde de Galatasaray’ın en uçtaki oyuncusu. Öğrenecek bunları. 41. Dakikada korner oldu, Galatasaray topu uzaklaştırdı baktım sağ kanattan Telles hücuma çıkıyor, top kaptırıldı bir ters top ve Telles’in olduğu kanat bomboş. Brezilya ligi gibi çok esnek ve laubali bir ligden çok sert ve statik bir lige geldi. Bunları yaşaması normal... Sadece Türkiye ligi değil Avrupa'da da bunları yaşaması normal. Brezilya’da kafana göre bindirirsin kimse sana bir şey demez ama Avrupa’da dakika 41 oldu ben ilk yarıyı böyle bitireyim demelisin 3. Gol için alanını unutup hurra çıkarsan bir gol yedirirsen 2-1 sıkıntıya sokarsın oyunu. Öğrenecek çok şeyi var ama müthiş bir cevher, akıllı bir oyuncu. Şuan değil ama eksiklerini kapatırsa dünyanın en iyi 5 sol bekinden biri olacaktır.

* Ceyhun bugün çok basit pas hataları yaptı, iki haftalık yedeklik biraz bozmuş sanki moralini, tamam süper yüzdeli pas yapan bir isim değil belki ama bu maçta çok kötü top kullandı. Bence tekniğinden değil daha çok yavaşlığından böyle. Kafasını kaldırıp arkadaşını görene kadar topun hakimiyetini yitirebiliyor. Çoğu zaman yavaş olduğu için kafasını kaldırıp, görerek pas atmak yerine içi güdüleriyle pas atıyor. Bu sorunu düzeltmesi, bu boyla çabuklaşması imkansız, hele bu yaştan sonra. O yüzden risksiz, basit paslarla oynamayı öğrenmeli, en kolayında kim varsa hemen ona pası bırakmayı öğrenmeli. Yoksa ayağı kötü değil. Bir de Trabzonspor’da ilk çıkış yaptığında en önemli meziyeti mesafe tanımaksızın vurduğu şutlarıydı. Bu konuda da geçen yıllarda gerileme kaydetmiş eskiden balık sırtı giden şutlar şimdi aut degajı gibi dikiliyor. Ceyhun yetenekli oyuncu değil ama çalışkan bir oyuncu. Daha çok çalışmalı, şutlarını ve basit oyunu çalışmalı. Oldukça alan kaplıyor, savunmaya çok yardımcı oluyor ve her maç en az 12 km koşması çok yararlı oluyor, Mancini de onu kullanmayı seviyor ama gelişimine devam etmeli. Basit oynamayı öğrenirse çok değerli isim olur hele seneye 5+0+3 kuralında!

*Duran toplarda Mancini ilk devre sonunda açıklama yapmıştı, “çalışıyoruz” demişti. Fenerbahçe duran toptan inanılmaz sayıda gol bulurken Galatasaray hiç kullanamıyordu. Bu yan duran toplarda kullanan ve vuran çok önemli. Sneijder kornerlere çalışmış bu kesin ve tekniği de çok üst düzey olduğu için hemen 1 aylık bir korner çalışması onun asist sayıları için de çok verimli oldu, Fenerbahçe Alex gittikten sonra bir 3-4 ay kornerlerde bocalamıştı. Kullanan çok önemli vuran da Chedjou, Drogba gibi isimler çıkınca Galatasaray için çok iyi oldu. Fenerbahçe’yi incelerken söylemiştik. “Fenerbahçe farka gittiği maçlarda bile rakibi duran topla açıyor, ilk goller böyle geliyor” demiştik. Rakip için moral bozan goller bir de bunlar.

* Geçenlerde kimdi hatırlamıyorum bir arkadaşım “Mancini bence Semih’i oyun kurucu stoper olarak yetiştirmek istiyor, Semih’in son haftalardaki bocalaması bence bundan demişti” Semih bu maçta bol bol uzun pas denemeleri yaptı. Henüz bu konuda çok yetersiz bakalım geliştirebilecek mi?

* Sneijder – Telles paslaşmaları 5-6 maçta klasikleşti. Aynı golü Antalyaspor’dan sonra Akhisar’a attılar. Aynısı… Antalya’da asistti Akhisar’a direkt gol oldu. Telles’in en büyük şansı önünde Sneijder gibi müthiş bir zekayla oynaması. Geldiğinde şöyle eleştiriliyordu "Brezilya liginde 35 maçta sadece 1 gol 3 asist yapmış. Nasıl ligin en iyi sol beki, skora katkısı yok herhalde" deniyordu. Sneijder gibi bir oyuncuyla oynayınca 5 maçta 1 gol 1 asiste ulaştı. Bu arada Sneijder’in yanlış yerde oynadığı fikirlerine katılmıyorum. Sistemi de çok iyi işlettiğine inanıyorum. Mancini doğru yerde doğru kullanıyor bence.

* Rıdvan Dilmen Telles’i izlediği ilk maçlardan sonra “Santos’un zayıfı” demişti. Yine objektif olmadığı için tek taraflı görüyor. Evet Santos’un zayıfı ama daha çeviği! Eskiğini söylerken artısını da söylemelisiniz. İkisi de mükemmel yetenek bence. Santos profesyonel olmadığı için harcadı kendisini, onun Fenerbahçe'ye geldiği dönemde dünya futbolunda da kaliteli bek sıkıntısı vardı. Barcelona sol bek arıyordu. Real Madrid Marcelo'yu getiriyordu. Santos kendisine iyi baksa profesyonel olsa her takımda oynardı. Telles karakter olarak ondan önde görünüyor, esas mesele de bu zaten.

* Telles’in zayıf olduğu da doğru. Brezilya’da kendisini savaşçı buluyorlarmış, “Karakterim Melo’ya benziyor” diyor. “Girdiğim her ikili mücadele benim ve ailem için bir tabak yemek” diyor. Hâlbuki özellikle Beşiktaş maçında dikkatimi çekti Telles’in en büyük eksiği birebir pozisyonlar. Düşünün artık Brezilya ligi ne yumuşak bir lig.

* Selçuk İnan 29 yaşına geldi ve fiziksel olarak bir düşüş yaşamaya başladığını düşünüyorum. Geçen sene de Şampiyonlar Ligi maçlarında oyunun hızına yetişemiyordu. Beli kalın olduğu için yeterince çabuk dönüp, oyunu çabuk oynayamıyor. Yekta ona göre oyunu daha hızlı oynuyor ama daha çok top kaybı yapıyor. Selçuk daha yüksek yüzdeli, daha garanti ama daha yavaş oynuyor. Bence Mancini Yekta, Selçuk hatta şimdi Hamit ve fiziksel olarak gelişirse Umut Gündoğan arasında daha sık rotasyon yapmalı. Selçuk’taki düşüşü görmekte biraz geç kaldı, zira sakatlanmadan önce Emre’den de yararlanabilirdi. Biraz daha rotasyona gidip, Selçuk’un sürelerini de Drogba gibi biraz daha düşürmekte fayda var bence.

* Melo’nun özellikle Eboue’ye pek pas vermediğini fark ettim. Takım arkadaşlarından birçok kez, hele çok müsait bir pozisyonda Burak’tan da pas alamadı Eboue… Umarım ki bir sıkıntı yoktur.

* Hamza hoca maçtan sonra açıklama yaptı. "Niasse Türk olsun isteriz ama kuralları bilmiyoruz tabi, araştıracağız" dedi. E ama hocam işiniz ne ki? İşiniz kuralları bilmek değil mi? Siz bilmiyorsanız hemen bir Federasyon yetkilisine söyleyeceksiniz o araştıracak. Bir de tabii bu yetkili, üstleri gibi süper zekalı olmayacak. Neyse ben size söyleyeyim. Niasse’nin Türk Milli takımında oynaması imkansız! Neden mi? http://www.medyaspor.com/haber/fifa-kurallarini-da-bilmiyoruz-niasse-turk-olamaz-20072 şu haberde yazdım.

* Fırat Aydınus’a üzülüyorum. Nereden nereye geldi. Çok güler yüzlüsün diye eleştirilen adam küfür etmeye başladı. Caner ve Melo gibi iki karakteri de mağdur edebildi ya şaka gibi! Bruno çok sert oynadı, özellikle bu pozisyonları atladı. Burak Rizespor maçında rakip kendisini görmediği için aldığı pası rakibe vermiş ve avantajı kullanmamıştı. Galatasaraylı futbolcular neden bilmiyorum bir ahlak bekçiliği görevine soyundular. Bugün Burak, Bruno’dan bileğine tekmeyi yedi, kendisini de yere atmamak için topu bıraktı garip bir şey oldu. "Kendini yere atıyorsun diyorlar ya" Adam tekmeyi yeyince mahalle maçındaki çocuk gibi sekmeye başladı. Pozisyonun devamında kendisinin Rizespor maçında yaptığını bu maçta Akhisar yapmadı ve golü attı. Kim cezalandırılmış oldu şimdi? O yüzden bu yazımda da dediğim gibi http://www.medyaspor.com/kose-yazilari/cuneyt-cakir-la-semih-kaya-uzerinden-etik-ve-ahlak-kavrami-380 oyun içi adaleti sağlayan adama ‘hakem’ denir ve bu iş senin değil onun görevidir. Senin görevin oynamak… Neyse ki adalet yerini buldu bir pozisyon sonra Burak'ın berbat kafa vuruşunu Bruno kendi kalesine gol yaptı. (Burak şu kafa şutlarına da çalışmıyor artık)

*Burak hakemi kandırmaya yönelik haraket yapınca hakem sarı kart verebiliyor mu? Bitti. Bu artık oyun içinde tanımlanmış bir şey oluyor. Sen oyunun dışına çıkıp haksız kazanç elde etmiyorsun. Geçen yıllarda dünya tarihinin en iyi takımı denilen Barcelona’ya bakın. Tiyatronun kralı oynanıyor. Her futbolcu yerlerde, Messi elle gol attı çıkıp elle attım demedi. Onun 50-60 gol atan adamın 1 gole ihtiyacı mı vardı? Bu öyle bir şey değil. Messi sarı kartla cezalandırılma riskiyle o hareketi yapıyor. Oyun kuralları içinde tanımlanmış. Siz de hakem olmadığınız için korner mi, taç mı söylemek sizin işiniz değil. Galatasaray futbolcularının basından çok etkilendiğini düşünüyorum. Fenerbahçeli futbolcular mesela son bir iki haftada hakem hatalarından da gerilip, rakipleri yerde yatarken dahi hücum ettiler. Bu bir oyun ve oyuncu yerdeyken maçı durdurma ya da oynatma kararı da hakemindir… Saçma bir ahlak bekçiliği olduğunu düşünüyorum bunun. Üstteki yazıyı tekrar önerip daha fazla uzatmayayım.

* Galatasaray'ın Fatih Terim döneminde herhangi bir takıma 6 gol attığını göremezken, Mancini döneminde ise şu ana kadar iki kez gerçekleşti. Mancini rakiplerine gözdağı vermesini iyi biliyor. Arena artık diğer takımların korktuğu bir yer haline geldi.

YORUMLAR

may 9 Mart 2014 Pazar 20:07

Telles ortalara çalışırsa asistlerini ikiye katlar.Mancini akıllı adam farkı yakaladıktan sonra devam ettiriyor Terim 3 olunca takımı yavaşlatırdı dün takımın başında Terim olsa ayıp olmasın diye 3 te kalırdı maç

Ziyaretçi 13 Mart 2014 Perşembe 19:36

Akhisar maçında ... sizi Didier Drogba şeklinde değil, yürüyoruz şampiyonluğa şeklinde yapıldı o tezahüratlar, bilginize.


Sinan Yılmaz Köşe Yazıları