Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

Kimse bahsetmedi ama derbide hakem Cüneyt Çakır'ın, Semih'e kornere çıkan topu sorması tam bir saçmalık! Mesleğinin gerekliliğini yerine getirmek, bizzat kendisinin karar vermesini gerektirir. Futbolculara pozisyonu sormayı değil. Halısahada maç yapmıyorsunuz nihayetinde... Bu maçları yönettiğiniz için para kazandığınız bir mesleğiniz var! Semih de maçtan sonra özel olarak söylüyor "Cüneyt hoca bana pozisyonu sordu, ben de doğruyu söyledim. Gol de yiyebilirdik ama doğruyu söylemek istedim. Ceza sahası içinde olsa derbi maçı da olsa penaltıyı hocaya söylerdim. Cüneyt hoca bana sorduğunda mecburdum zaten doğruyu söylemeye" diyor. Aslında sormaması gerektiğini belirtmek ister gibi.

Açıkçası ben de futbolcu olsam ben de söylemem. Sorarsa hakem yorum yapmam, benden ya da ondan çıktı demem. Bana ne? Benim işim bu değil ki? Benim işim oynamak, hakemin maaşını aldığı işi de oyunun kurallara göre oynanmasını sağlamak. Aynısı rakibime olduğunda o söyleyecek mi? Ona güvenebilecek miyim? Bu iş böyle yapılacaksa o zaman halısahada oynayalım ve hakemlik diye de bir meslek olmasın.

Kimse hakemler hatalı karar verdi diye maaşından kesinti yapmıyor. En büyük hatalar bile maaş kesintisiyle cezalandırılmıyor. Zira 'hata' hakemlik mesleğinin (her spor dalı için) içinde olan bir şey.

Bu bir oyun! Oyunun içinde rakibi kandırmak, çalım, şaşırtan pas veya şut, sağa gösterip sola pas atma, penaltı atarken kaleciye elle farklı köşeyi gösterme vs gibi şeyler olduğu gibi, hakemi kandırmak da var. Hakemi kandırmanın cezası dahi var. Hakem kendisini kandırdığını düşündüğü bir oyuncuya sarı kart verebilme hakkına da sahip. O halde cezayı göze alarak hakemi kandırmaya çalışmak, kendini yere atmak, topa elle değmek vs dahi bence hak yemek değil, etik dışı değil, olsa olsa risk almak olur. Zira bunun cezası var, cezası olmasa bu hakemi kandırmaya yönelik hareketler etik ve ahlak dışı olurdu. Fakat bu halde oyunun içinde var, kuralların içinde var. Hakemi kandırmak istemediği halde, ayağı kayıp düşen oyuncular bile hakemi kandırmaya yönelik hareket yaptı sanılıp kart görebiliyorlar mı? Öyleyse ne etiğinden bahsediyorsunuz?

Geçtiğimiz aylarda Kasımpaşa-Galatasaray maçına gitmiştim. Basın tribünü küçük olduğu için yer kalmadı bazı basın görevlilerini localara dağıttılar ben de bir locada maçı izledim. Arkamda oturan loca sahibi de avazı çıktığı kadar bağırıp sürekli Burak Yılmaz'a küfür etti. Emek hırsızı, şerefsiz, o... çocuğu vb ne ararsanız.

Şimdi, Burak'ın veya x bir sporcusunun oyununun ahlakını tartışan adamların, kendi ahlaklarına bakmamaları çok komik değil mi? Sanırsınız ki ülke etik ve ahlak olarak müthiş seviyede, mükemmel bir ülke o yüzden bu futbolcular sevilmiyor, göze batıyor... Hayır, böyle bir durum da söz konusu değil! Aksine ben bu ülkede ahlak namına, etik namına hiçbir yerde, hiçbir şey maalesef göremiyorum. Misal en basitinden aynı Kasımpaşa stadında koca koca reklamları var Habertürk gazetesinin ve reklamda kocaman harflerle şöyle yazıyor "gücü özgürlüğünde" bu mu etik? Yalancılık akıyor ülkenin her yerinden, ne etik bir ülkeyiz düşünsenize...

Tribünde avazı çıktığı kadar bağırıp küfür eden sarhoş loca sahibi, önünde oturan kadınları, çocukları rahatsız ettiğinde, sesini duyurduğu Burak'a hakaret ve küfürler yağdırdığında mı etik davranıyor?

Evden çıktınız işe gideceksiniz, trafiğe arabanızla çıkıyorsunuz neredeyse herkes emniyet şeridini kullanıyor, ambulansın arkasına takılıyor... İett'ye, minibüse bineyim deseniz sürekli kavga, kadınsanız hele cinsel taciz... Yok taksiye binseniz adam sizi dolaştırır, uzun yoldan götürür hırsızlık yapar. Yürüseniz illa sağa sola tüküren insanları görürsünüz, kaldırıma park eden arabaların arasında slalom yaparsınız. (Elbette bunları yapmayan insanlar da var ama siz de bu etik ve ahlak dışı davranışlara çok sık rastlamıyor musunuz?) Yani evden dışarı çıktığınız andan itibaren etik ve ahlak namına bir şey göremezsiniz bu ülkede ama sporculardan sanki bir sirk maymunuymuş gibi oyunun içinde olan kurallar dışında sürekli bir etik ve ahlak beklersiniz. Hem de hiç hakkınız olmadığı halde!

Gezi parkına destek verdi diye basketbolcunuzu Milli takımdan men edersiniz misal... Nerede ahlak? Irkçı güreşçi çocuğu hiç söylemiyorum.

Geçen gün Londra'dan bir arkadaşımı misafir ettim. İş güç muhabbet açıldı. Patronu 2 katlı iş yerlerine 3. katı çıkmak istiyormuş. Başvurmuş yerel yönetime ve şöyle bir cevap almış. "3. katı çıkarsanız, yeni eleman alacaksınız, aldığınız elemanların kullandığı araçları olacak ve fakat sizin otoparkınız o ekstra araçlar için yeterli değil." Bu yüzden izin çıkmamış. Düşünsenize... Bizde olsa, "park et kaldırıma ne olacak" denir. Böyle bir sorun akıllara bile gelmez. (Bir de bu Londra'ya kapitalizmin başkenti denir. İs'rant'bul'a gelseler herhalde nitelendirecek sözcük bulamayacaklar)

Böyle bir ülkenin halkının, paçalarından etik ve ahlak irini akarken, sporcularından sürekli bir ahlak beklenmesi riyakarlıktan başka bir şey değil.

Yarın bir gün Semih penaltılık bir hareket yapacak ve hakem de es geçecek. O zaman, bugün kendisini öven herkes "hani söylerdin" deyip Semih'e saldıracaklar.

Cüneyt Çakır bu pozisyonda büyük bir işgüzarlık yapıp Semih'in dürüstlüğünü kullandı, Semih ise amatörlük yaptı, başına iş açtı. Zaten son bir aydır Mancini kendisine "En beğendiğim Türk futbolcu semih" dediğinden beri dağıldı, övgüyü yönetemiyor. Mancini'nin bu açıklamasından 1-2 gün sonra röportajında "yabancı yasağı bizim gibi gençlerin çıkmasını sağladı" gibi bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olduğu şeyler söyledi. Aklı havada, fiziğinin üstünde müdahaleler yapmaya kalkıp, basmamasını gereken yerde rakibe basmaya çalışıyor, Antalyaspor maçında olmadık bir gol yedirdi bu yüzden. Beşiktaş maçından sonra "faulü az bir maç oldu" dedi. Aksine çok faullü bir maçtı. Kafası başka yerde, konsantrasyon hataları yapıyor. Chelsea maçında onun adına büyük risk görüyorum. Sanki bir iki hafta dinlense daha iyi olacak gibi.

YORUMLAR

marki 26 Şubat 2014 Çarşamba 12:41

Ulke konusundaki yorumlariniza katilmamak mumkun degil, zaten bir cok akli basinda insan bu sekilde dusunuyor. Ama iki konuda size katilamiyorum.- Emniyet seridinden gitmenin de cezasi var. Ama trafigin icinde diyemeyiz. Bence hakemi aldatmak da bu kadar olmasa da yine de kotu.- Futbola gereginden fazla onem veriyoruz. Kendimizde olmayan ahlaki futbolda ariyoruz. Ama Semih dogru soyledi ve bence bu guzel bir sey. Bir kisiye ilham verse bir kazanimdir.

Beşiktaşlı 28 Şubat 2014 Cuma 16:25

Semihe ilk önce insan olarak, sonra bir futbolsever olarak en sonda bir Beşiktaşlı olarak teşekkür ederim. Hayatımda da Sanırsınız ki ülke etik ve ahlak olarak müthiş seviyede, mükemmel bir ülke o yüzden bu futbolcular sevilmiyor, göze batıyor... kadar saçma bir cümle duymadım.Semih genç insanlara örnek olacak bir davranış sergilemişken, siz aleni bir şekilde onu eleştirip topluma örnek olması yerine toplumun ahlaksızlığına uyum sağlamasını tavsiye ediyorsunuz.


Sinan Yılmaz Köşe Yazıları