Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.
Muğdat Çelik'e talip var

Muğdat Çelik'e talip var

Spor Toto Süper Lig'de sezonun ilk yarısını 17 puanla 15'inci sırada tamamlayan Akhisarspor'da transfer çalışmaları hız kazandı.
İşte Atatürk'ün tuttuğu takım

İşte Atatürk'ün tuttuğu takım

Ankaralı ünlü koleksiyoner Muhammet Yüksel, Mutafa Kemal Atatürk'ün tuttuğu takımı gösteren o belgeyi ortaya çıkardı...
Instagram'ın yeni gözdesi!

Instagram'ın yeni gözdesi!

Instagram'ın yeni gözdesi Olya Abramovich seksi pozlarıyla yürek hoplatıyor.
Barmenlikten modelliğe

Barmenlikten modelliğe

27 yaşındaki Kanadalı Misa Campo, California'da barmenlik yaptığı sırada bir fotoğrafçı tarafından keşfedilerek modelliğe adım attığını açıkladı.

Arthur Miller, The Crucible adlı oyunu yazarken “Salem Cadı Avı Duruşmaları”ndan esinlense de asıl amacı esaslı bir McCharthycilik eleştirisi yapmaktı.

Soğuk Savaş’ın yeni başladığı dönemde senatör McCharthy önderliğinde başlatılan komünist avını ve korku politikalarını bir cadı avı alegorisiyle anlatmak da yazarın yetkinliği olsa gerek.

Senatör McCharthy ve ekibi, muğlak bahanelerle gözlerine kestirdikleri kişileri saldırgan bir sorgulama yöntemiyle hesaba çeker, “Sana komünist diyorlar, öyle olmadığını kanıtlamak için komünist olduğunu duyduğun veya bildiğin bir arkadaşının adını ver” derlerdi.

“Suçlu” olmasanız bile, bunu arkadaşlarınızı gammazlayark kanıtlayabiliyordunuz. Kimseyi tanımıyorsanız bile bir iki isim ortaya atıvermeniz gerekliydi. Yani ya iftira atacaktınız ya da Hollywood’da kara listeye alınıp işsiz kalacaktınız, hapsedilecektiniz.

Elia Kazan gibi buna boyun eğenler – ki bu yüzden Miller’la 10 yıldan fazla küs kaldılar-  olduğu kadar işsiz kalmayı göze alanlar yani ne pahasına olursa olsun haksız yere başkasının ismini lekeleyemeyeceğini düşünen onurlu insanlar da vardı.

Miller’ın The Crucible’ında bu güzel insanlar John Proctor karakteriyle resmedilmiş.

Aynı oyundan uyarlanan ve başrolünde Daniel Day-Lewis’in oynadığı 1994 yapımı filmdeyse suçlanan John Proctor’ın köy meydanında asılmaması için yapması gereken, olmayan suçunu itiraf edip komşularından bazılarını şeytanla işbirliği yaparken gördüğünü söylemektir.

Hakim, “peki öyleyse neden “itiraf”ını imzalamıyorsun?” der ve John Proctor rolündeki Day-Lewis muhteşem tiradına başlar:

“Çünkü bu benim adım. Çünkü hayatım boyunca başka adım olmayacak.

Çünkü yalan söylüyorum ve yalanı imzalıyorum!

Çünkü astığınız insanların ayaklarındaki toz kadar bile olamam.

Ben size ruhumu verdim. Bari adımı bana bırakın!

Adımı kirletemem çünkü o isim çocuklarıma miras kalacak.”

***

Futbolumuzu yöneteler:

Recep Tayyip Erdoğan, Yıldırım Demirören, Göksel Gümüşdağ, Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Mahmut Uslu, Mecnun Odyakmaz, İlhan Ekşioğlu...

Güzel miras.

YORUMLAR

İlk yorumu siz yapın!



Tümer Topal Köşe Yazıları