Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

Türk futbolunda çıkış yapan, genç ve potansiyelli bir futbolcunun daha kadro dışı kalması sonrası, spor basınında çalışan bir futbolsever olarak bu konu hakkında bir şeyler karalamak bana görev oldu.

Öncelikle herkes kuraldan bihaber ve kulüp yöneticileri de bu cehaleti kullanıp, kamuoyu vicdanını etkileyip, kendilerini haklı çıkarmaya çalışıyorlar. Açık söyleyecek olursak şark kurnazlığı yapmaya çalışıyor. Hatta sözde tarafsız basınımızı da etkileyip bu şark kurnazlığını haber olarak da sağa sola servis edebiliyorlar. Dün sözde tarafsız basınımızda çıkan haberler Galatasaray'ı Tarık transferinde etik dışı davranmakla suçluyordu. Hatta öyle ki ifadeler suçlamayı da geçmiş neredeyse öfke kusma boyutuna erişmişti. Türkiye'nin en çok okunan gazetelerinden Milliyet'in internet sitesinde ve Türkiye'nin en çok okunan spor sitelerinden birinden alıntı olarak gördük bu haberi. Milliyet gelen tepkilerden dolayı silmiş diye tahmin ediyorum ki dün akşam baktığımda haberi sitede bulamadım. Haberi aldıkları Türkiye'nin en çok okunan sözde tarafsız spor sitesi de zaten 3 Temmuz döneminde çıkan 'tape'lerde ne kadar tarafsız olduğunu herkese göstermişti. Emenike transferinin nasıl Galatasaray'la bağdaşlaştığını hatırlıyorsunuz sanırım.

Haber demeye bin şahit gerekecek suçlama metni, Galatasaray'ı, Tarık Çamdal transferinde etik dışı davranmakla itham ediyordu. Habere göre Galatasaray Tarık'ın kafasını karıştırıp çocuğu ayartmaya çalışıyordu. Galatasaray da bu etik dışı davranışı geçmişte de yapmıştı.

Halbuki kurala göre, sözleşmesinin bitimine altı ay kalmış her futbolcu sözleşme sonu için herhangi bir kulüple görüşme hakkına sahip. Zira Bosman kurallarına göre futbolcular, bu bilgisiz basınımızın ve şark kurnazı futbol yöneticilerimizin sandığı gibi bir 'köle' değil, maaş karşılığında performans veren bir emekçi.

Siz bir kulüp başkanı veya yöneticisi olarak bu futbolcuları 'köle olmadıkları için' istediğiniz gibi satamaz ya da kendi isteği olmadan sözleşmesini uzatamazsınız.

Herkesin anlayacağı dilden anlatayım. Geçmişte Ali Turan transferinde de yaşanmıştı bu saçmalıklar. Öncelikle muhtemelen Tarık'tan Eskişehirspor'un çok bir umudu yoktu. O yüzden çok doğal bir hak olarak genç oyuncuyla uzun vadeli bir sözleşme imzalamamışlardı. Kendisini geliştiremezse boşuna para vermemek için sene sonu sözleşmesi bittiğinde Tarık'ı ellerinden çıkarabileceklerdi. Nasıl bu bir kulüp için çok doğal bir haksa, şu an da kulübün sözleşme uzatmak isteyip Tarık'ın istememesi öyle doğal bir hak! Eskişehirspor teknik heyeti ve yönetimi takımın yıldız isimlerinden solbek Dede sakatlanana kadar Tarık'ın yüzüne bakmıyor, Tarık Dede sakatlanınca mecburiyetten forma giyiyor ve beklenmedik bir çıkış yakalıyor. Bu performansı da Eskişehirspor teknik heyeti yöneticileri gördüğü gibi, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş yöneticileri ve teknik heyetleri de görüyor. Bunun üzerine Tarık'taki potansiyeli nihayet farkeden Eskişehirspor yöneticileri de "Tarık'çığım gel sözleşmeni uzatalım" diyorlar. Tarık da haklı olarak şimdiye kadar neredeydiniz diyebilir. "Benim artık daha büyük taliplerim, bana daha çok para veya kariyer imkanı sunacak taliplerim" var diyor.

Siz genç oyuncunuzun potansiyelini lig maçında değil, antrenman sahasında göreceksiniz ki uzun vadeli sözleşme yapasınız, sonra da elinizden kaçırınca böyle kural dışı, şark kurnazlıklarına bulaşmayasınız.

"Galatasaray oyuncumuzun kafasını karıştırıyor" diyorlar. Ne yapabilir Galatasaray? "Tarık'çığım biz seni beğeniyoruz, sezon sonu takımınla sözleşmen bitiyor. Biz de sözleşme bitiminde seni Galatasaray'da görmek isteriz" diyorlar. "Veyahut şimdi sözleşme bitimine 5 ay kadar cuzzi bir ücretle de alabiliriz" diyebilir. Sözleşmesinin bitimine 5 ay kalan her futbolcu dünyanın her yerinde cuzzi ücretlere transfer olur zaten...

Aynı durum Ali Turan transferinde de yaşandı. Ali Turan senelerce Kayserispor'un yedek stoperiydi. Yöneticileri belli ki Ali'nin kendisini geliştiremediğini düşündü ve sözleşmesini uzun vadeli yapmadı. Sözleşmesinin bitimine son 1.5 sezon kala Ali ilk 11 oyuncusu oldu ve performansı yükseldi. Bunu gören Kayserispor yönetimi sözleşmesinin bitimine bir sezon kala "Ali'ciğim sen senelerdir bizimlesin biz seninle uzun vadeli düşünüyoruz, hatta gel kaptanımız ol" dediler. Durup dururken takımda birçok tecrübeli oyuncu da varken Ali'yi bedavaya kendi yetersizlikleri sonucu kaptırmamak için kaptan bile yaptılar. Ne var ki Ali "Yok ben sözleşmemi uzatmayacağım" dedi. En doğal hakkı olarak. Kayserispor da "Madem gideceksin seni kadro dışı bırakıyoruz" dediler ve 4 ay önce verdikleri kaptanlık pazubandını da kolundan aldılar. Bu da tabi kulübün en doğal hakkı Ne kadar etik bir de bu açıdan tartışalım... Sonuçta sene sonu Galatasaray Ali'yi Kayserispor'a beş kuruş vermeden bedava aldı.

Ne Kayserispor yöneticilerinin 'kaptanlık' vaatleri ne de 'kabadayılıkları' bir işe yaradı. Zira kural bu!

Şimdi Eskişehirspor başkanı Mesut Hoşcan çıkmış bir radyo programında açıklamalar yapmış. "Eskişehirspor’un oyuncularından para kazanması gerekiyor. Kulübün hassasiyetlerini dikkate almak zorundalar. Eğer “sezon sonu bedelsiz ayrılırız” gibi bir plan varsa biz de gerekeni yaparız. Gerekirse sezon sonuna kadar kadro dışı kalır ya da devre arasında bedelsiz bir takıma satar ve 'şimdi çıkın işin içinden' deriz." demiş. Gerçekten çok komik. Sanki çocuk korkutuyor.

Öncelikle Eskişehirspor'un oyuncularından para kazanması gerekiyorsa yöneticilerin daha akil davranıp sözleşmeleri daha mantıklı yapması gerekiyor. Sonra kulübün hassasiyetini futbolcular değil yöneticiler dikkate almak zorunda. Sen futbolcuya maaşını verirsin, performansı alırsın bu durum bu kadar basit. Sonra 'sezon sonu bedelsiz ayrılırız' gibi bir plan varsa gerekeni yaparız demiş. Gerekirse sezon sonuna kadar (yani sözleşme sonuna kadar demek istiyor) kadro dışı bırakırız demiş. Bu başkanın en doğal hakkı, nitekim Tarık 5 aylık süreçte biraz form kaybeder ama profesyonelse iyi çalışırsa toparlar ama asıl kaybeden yine Eskişehirspor olur ve solbekini kaybetmiş olur. Solbek mevkiisine devre arası transfer yapmak durumunda kalır. Başkan hararetlenmiş bu tehditle de yetinmemiş "ya da devre arasında bedelsiz bir takıma satar ve 'şimdi çıkın işin içinden' deriz." demiş. Burası gerçekten komik. Yahu bakkalda yumurta mı satıyorsunuz? Bu 'satarız' dedikleriniz insan! Hiç kusura bakmayın da kurallara göre 'oyuncu gitmek istemediği takdirde' hiçbir yere sa-ta-maz-sı-nız! Başkan çocuğun gözünü korkutmak için bari Moğol ligine falan satarız deseydi.

Komik, gerçekten komik. Türk kulüpleri ne zaman kabadayılıkla, şark kurnazlığıyla değil de akılla, kuralla yönetilecek çok merak ediyorum.

Bu kulüplerimize bu kadar parayı veren, reklam gelirleri, televizyon gelirleri veren şirketler Nike'ı, yayıncı kuruluşu nasıl bu paraların böyle çar-çur edilmesine izin veriyor onu da anlamıyorum.

Otomotiv sektöründen örnek verecek olursak misal Mercedes bir ülkeye yatırım yapacağı zaman muhasebedeki adamından, kalite kontrolüne, ihtacat müdürüne kadar herkesin kendi istediği gibi kalifiye olmasını ister. Sen de bu yatırımın karşılığında Mercedes'in istediği profilde personeli istihdam edersen Mercedes gelir seninle uzun vadeli sözleşme yapar, hem senin yönetim kaliten ISO 9000 standartlarına yükselir, hem de her sene kar etmeyi garanti altına alırsın.

Bizim Türk futbolunda şu an öyle değil. Reklam verenler müthiş paralar akıtıyor ama o parayı yeterince kalifiye olmayan yöneticiler boşa harcıyor. Sistem elbet bu isimleri gelecekte daha kaliteli olmaya zorlayacaktır. Türk futbolu her köşesinden yenilenecektir. Mercedes'in muhasebecisinden, ihracat müdürüne değiştirdiği gibi reklam verenler de kaliteyi zorunlu kılacaktır. TV köşelerindeki yorumcudan, internet sitesi Genel Yayın Yönetmenlerine, Altyapı hocalarından, Teknik Direktörlere, Fizyoterapistten, kulüp başkanlarına kadar değişecektir. Şimdi bir nevi 'cahiliye' dönemi yaşıyoruz ama bu günler de bu dönemin son günleri. Elbet daha akıllı, kaliteli insanlar çıkıp hak ettikleri yerlere gelecekler. Geçen gün Ali Ece "Ekmeğimi kazandığım programlardan beni kovdurmak için telefonlar açan PFDK ve uzantıları, önce birer yürek ve beyin alın kendinize" demiş. Kaliteli kalifiye insanlar, gücü elinde bulunduran kalitesizler tarafından engellenmek isteniyorlar ama her zaman inandığım bir düşüncem var. "Su akar, yolunu bulur" derler ya. Tıpkı kalite de öyle. Kalite her zaman yolunu bulur, üste çıkar.

YORUMLAR

123 26 Aralık 2013 Perşembe 05:04

cidden sacma yani. ellerinize saglik sinan bey.


Sinan Yılmaz Köşe Yazıları