Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Başakşehir, Serdar Aziz'le ilgileniyor mu? Açıklama geldi

Lider Medipol Başakşehir'de Başkan Göksel Gümüşdağ, transfer çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Serdar Aziz'den sonra onun da bileti kesildi

Teknik direktör Fatih Terim’in sezonun ilk yarısında istenilen performansı gösteremeyen Eren Derdiyok’u Antalya kampına götürmeme kararı aldığı öğrenildi.
"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

"Gol sorunumuzu çözer, mutlaka alalım"

Şenol Güneş, Başkan Orman ile yaptığı görüşmede eski oyuncusunun alınmasını devam şartları arasında gösterdi. Yönetim Trabzonspor ile görüşmelere hız verdi.
Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Tolgay Arslan'da sıcak gelişme

Beşiktaş'ta kadro dışı bırakılan Tolgay Arslan takıma dönüyor. Özür dileyen Tolgay, Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Antalya kampında yer alacak.

Müthiş bir maç izledik ve asansördeyiz… Basın toplantı odasına iniyoruz. Asansörde yıllardır Beşiktaş muhabirliği yapan X söyleniyor. “Bu Biliç hoca moca değil, Oğuzhan çıkar mı oyundan? Geçen sene de bu adam yaktı bizi”

O zaman düşünüyorum ki, Beşiktaş tarihinde Arsenal’e karşı üstün oynadığın kaç tane maç izledin hayatında? Yıllardır bu işi yapıyorsun ama tecrübe edemiyorsun. Bu Old Trafford’ta Tello’nun golüyle 0-1 yendiğin ama 90 dakika kale önüne otobüs çekip sürekli zaman geçirdiğin maçtan 10 kere gurur verici bir eleme maçı! Hem de sezon öncesi. Çatır çatır çıktın ve dünyanın en büyük, elit kulüplerinden birine karşı üstünlük kurdun. Wenger maç sonu açıklamalarında Beşiktaş’a övgüler yağdırdı. “Son yıllarda Türkiye’ye sık sık geldiniz ve rahat sonuçlarla evinize döndünüz. En son geçen sene başında Fenerbahçe size karşı direnememişti bu durum sizi rehavete mi düşürdü?” sorusuna. “Hayır, son derece konsantreydik ama Beşiktaş çok iyiydi” dedi.

Bakın bu gurur gecesine benzer geceleri hatırlayalım. Elit dediğimiz takımlar birinci klasman takımları dediğimiz bu takımlar en çok istikrarlarıyla meşhurdur. İtalyan kulüpleri şikeden sonra bu özelliklerini yitirdiler ama bu İngiliz kulüpleri ve Real Madrid, Barcelona gibi takımlar sezonlara böyle şoklarla başlamazlar. Arsenal Şampiyonlar Ligi elemelerinde bu maça kadar 12 maç oynamıştı. 12 maçı da kazanmış toplam 29 gol atmış ve sadece 3 gol yemişti. Var mı böyle bir istatistik? Her sene elemede iç-dış yeneceksin, hiç elenme ihtimali bir doğurmayacaksın. İlk kez şimdi doğurdular.

Buna benzer başarılar, Boliç’in golüyle Manchester’ı evinde yenmek  vs de değil.

Buna benzer aklıma ilk Manchester United’ı orada 3-3 kalıp burada 0-0’la eleyen 1993-1994’teki Galatasaray geliyor. 1999-2002 dönemindeki Galatasaray’ın büyük maçları 3-2 Real, 2-0 Milan, 2-1 Real, 0-0 Arsenal falan geliyor. Fenerbahçe’nin Zico ile İnter’i ve Chelsea’yi evinde hırpaladığı maçlar geliyor başka da pek hatırlamıyorum. 2 sene önce Drogba’nın harika golüyle Galatasaray’ın 3-2 yendiği maçı da pek bu kategoriye sokamıyorum zira ilk maçı 3-0 kaybetmişsin, 2. maçta da oyunun başında golü yemişsin… Galatasaray’ın o maçı çevirmesi çokça Real Madrid’in rehavete kapılması yüzündendi ve ilk yarı uykumuz gelmişti. Fakat bu maç? Dakika 1’den, dakika 90’a Beşiktaş üstünlüğünde geçmişti ve bu kadroyla bunu başarabilen hocaya övgüler yağdıracağınıza 30-40 yıllık muhabirler hala “Oğuzhan çıkar mı vs” diyor. “Yahu abi git yat uyu” diyesin geliyor.

Bakar mısınız şu istatistiklere…

Topla oynama: Beşiktaş 691 kez, Arsenal 652 kez.

Paslar: Beşiktaş 425 kez 373 isabetli, Arsenal 409 kez 355’i isabetli. Eğer böyle sağlam pres yaparsanız en isabetli pas yapan takıma (ki bu işte Arsenal uzun yıllardır hep ilk 3’tedir) bile bu kadar pas hatası yaptırabilirsiniz.

Bu pasların Beşiktaş’ta 85’i savunmada, Arsenal’de 117’i savunmada. Bu da çok değerli... Oyunun merkezini Beşiktaş, Arsenal yarı alanına yıkabilmiş demek. Orta alanda BJK 244, Arsenal 215. Hücumda BJK 96 Arsenal 77

Birinci ve ikinci bölgeden 3. bölgeye atılan toplarda Beşiktaş 75, Arsenal 69. Fakat burada çok mühim ve Beşiktaş’ın en önemli yetersizliğini gösteren bir istatistik var. Beşiktaş’ın attığı bu 75 toptan 45’i isabetliyken Arsenal’in 46’sı isabetli. Ve Beşiktaş’ın geriden ileriye en çok isabetli top çıkaran adamı çok acayiptir ki 12 kez ile Oğuzhan. Oğuzhan normalde Ba’nın arkasında hücum bölgesine en yakın adam ama en çok isabetli pası o çıkarmak zorunda kalmış. Sık sık 2. Bölgeye gelip top çıkarmış. Zira maçın adamı olarak düşündüğüm Necip ve Veli bunları yapamıyor. Arsenal’da en çok kim yapmış derseniz, genelde bayağı beğendiğim ama dünkü maçta fizik olarak çok yetersiz bulduğum ve pek beğenmediğim Debuchy yapmış 17 kez ile, sonra da Ramsey 16 kez yapmış. Beşiktaş’ta ise topu alan dikine oynamış. Burada Motta’nın yetersizliğinden bahsetmek lazım. Kötü Debuchy savunmadan hücuma 17 kez isabetli top gönderiyor hücuma Motta ise sadece 7 ve İsmail de 9 kez gönderebiliyorlar. Motta da Debuchy de toplam 82 kez topla buluşuyorlar. Biri 17 diğeri 7 atak başlatabiliyor ve üstelik de Beşiktaş oyuna hükmederken!

Yine hücum bölgesinde topla oynamada, ceza alanına top göndermede, ortalarda, şutlarda, rakipten top karşılamada hep Beşiktaş önde.

Peki, bu kadar üstün olup da nasıl kazanamazsınız, biraz bakalım. Önce tabi ki şans, direkten dönen top, Olcay ve Ba’nın kaleciyle karşı karşıya auta vurmaları, Ba’nın sol volesini kalecinin çıkarması vs en çok şans. Fakat bir istatistik dikkatimi çekiyor.

Rakip ceza alanına Beşiktaş 42 top gönderiyor 19’u isabetli oluyor Arsenal 28 top gönderebiliyor 18’i isabetli oluyor. Yani yetenek farkı… Beşiktaş o kadar üstün oynuyor o kadar şans yaratıyor 42 top gönderiyor ama sadece Arsenal kadar yaratıcı olabiliyor 19’a 18 ile…

Bir de en dikkatimi çeken istatistiklerden biri… Arsenal’in en çok savunması eleştiriliyor, İngiliz basını maç öncesi stoperler hakkında ve Ba’nın onları cezalandırabileceği hakkında yazılar yazmıştı… Ancak Arsenal ceza alanına 28 top göndermiş, 18’i isabetli olmuş ve ceza alanında toplam 24’kez topla buluşmuşlar. Bu ne demek? Adamlar ceza sahası içinde de bayağı paslaşmışlar demek.  Bir de Beşiktaş’a bakalım 42 top gönderilmiş 19 isabet, ceza alanında topla buluşma ise 14 kez. Nasıl oluyor diyeceksiniz… O 19 isabet içinde, isabetli şutlar da var çünkü. Bu demek oluyor ki Beşiktaş ceza alanında rahat bırakılmamış. Hakikatten de bir Olcay’ın sağa çekip şutu var. Onun dışında bir de Ba’nın sağa çekip ters taraftan auta attığı. Onun dışında öyle ceza alanında rahat bırakmadılar. Topla oynatmadılar ve alan vermediler. Hâlbuki tam tersine savunması övülen Beşiktaş’a bakın. (Bir çoğu Ersan ve Franco’nun uyumundan bahsediyor ama rakibi 24 kez ceza alanında topla oynatma ne demek? (Burada her iki bekin de stoper kademesi bilmemesi mühim.

Her istatistikte ezdiğin takım… Sanchez alıyor, Motta bir önceki pozisyonda ilerde kaldığı için dönemiyor ve adam iniyor sıfıra geri çıkarıyor Giroud’ta kalıyor top. Hatırlarsınız Ba’nın volesinden hemen sonra Giroud sırtına Franco’yu aldı, döndü vuracaktı top ayağına dolandı. O pozisyon bariz bir Franco eksiğidir. Franco fiziksel olarak çok yumuşak kalıyor. Zaten yumuşak olmasalar alan doldursalar 24 kez ceza alanında pas yaptırmazlar.

Buradan şunu da okuyabilirsiniz. Drogba oynadığı Beşiktaş maçlarında çok etkili oldu Franco’dan önce de Franco tarzı Sivok vardı. Bunlar akıllı ama yumuşak stoperler. Dün Giroud gibi fizikli ama yumuşak pivot yerine Arsenal’de Drogba, Benzema tarzı sert pivotlar olsaydı o ceza alanını delebilirlerdi.

MAÇIN ADAMI MUSTAFA

Maç bittiğinde kafamda maçın adamı olarak Necip vardı. Hem savunmadaki mükemmel müdahaleleri ve azmi hem de 2 diyagonal pası ve hem de beklentilerin düşüklüğü Necip’i gözümde çok büyütmüş ve Mustafa’yı görmemi engellemişti. Necip’in halen mükemmel oynadığını düşünüyorum tabi ama Pektemek’in hakkını yemek istemiyorum.

Sağ kanat oynama tecrübesi pek olmayan Pektemek’i bu günlerde nereye koysanız iyi oynar çünkü fiziksel olarak mükemmel seviyede ve büyük bir özgüvenle oynuyor. O yüzden sağ kanatta rakip sol beki Monreal’i perişan etti. İsmail’le birlikte sol kanadı tamamen kapattılar. Arsenal’li olsam Monreal ve Cazorla’dan bu maç yüzünden soğuyabilirdim. Adım attırmadılar İspanyollara. Tecrübesiz genç oyuncular da değil bunlar Monreal 28, Cazorla 29 yaşında. Mustafa’nın karşısında Gibbs olsa ne olurdu bilemem ama izlediğim Monreal bildiğiniz rezil oldu. Tek kanatlı bir kuş gibi sadece sağ kanadı çırpa çırpa direnmeye çalıştılar. Bu arada tabi bizim Motta kafasına göre ileri çıkıp, kafasına göre geri dönmediği için sağ tarafta Alexis’e hiç açılmaması gereken alanlar açıldı. Eğer Alexis Sanchez daha hazır olsa Arsenal bu mükemmel oyunu cezalandırabilirdi. O da birçok pozisyonda geri dönmekte zorlandı.

Misal Arsenal Beşiktaş kalesine 9 orta kesmiş bunların 7’si sağ kanattan biri cepheden biri sol kanattan. Sonra şut öncesi asistlerden soldan top getirilip de kaleye atılan şut hiç olmamış. Ceza alanına atılan toplarda sağ kanattan 14 tane, sol kanattan 2 tane top gönderilebilmiş. Arsenal hücumdayken sağ kanatta 56 kez, sol kanatta yarısından az 23 kez topla oynayabilmiş. Yani bildiğiniz İsmail ile Mustafa Monreal ile Cazorla’yı çiğ çiğ yemiş.

O yüzden Necip’ten biraz Mustafa ve İsmail’e kaymış gibiyim.

Maç sonu Biliç’e şunu sordum. “Birinci dakikadan itibaren oyununun ve topun hakimi oldunuz, bu beklenmeyen bir şeydi. Sizin taktiğiniz miydi yoksa Arsenal’li oyuncular Beşiktaş’ın fizik kapasitesine mi dayanamadı. Ayrıca Mustafa, İsmail, Necip gibi oyuncular inanılmaz derecede fiziksel seviyelerini arttırdılar bunun sırrını merak ediyorum”

Şöyle cevapladı… “Biz sezonu oldukça erken açtık ve çok iyi hazırlandık. Wigan maçından beri kaybetmiyoruz. İki Feyenoord maçı,  Chelsea ve Fenerbahçe maçları… Kazandıkça özgüvenimiz daha da arttı ve daha da çok çalıştık.”

Güzel… Bu Biliç’in oyuncularına yüklendiğini gösterir. Geçen seneye de 5’te 5 ile başlamışlardı. Ne oldu sonra? Fernandes söndü ve bazı oyuncuların fiziksel düşüşü, takımı da geri çekti. O zaman da kadro rotasyonu yetersiz diyordum. Şimdi de aynısını diyorum.

Beşiktaş’ın geçen seneki zaafı Oğuzhan’dan iyi 10 numara veya Almeida’dan iyi santrfor değildi. Bunlar olursa daha iyi olur ama esas eksik bu değildi. Takımda bek problemleri var ve bence takım savunmasındaki fiziksel birçok eksiği Veli-Atiba gibi oyuncular kapatıyor. Onlar olmasa stopere bir canavar da lazım… Ortasahaya Anadolu takımları kapandığında hiç değilse Yekta kadar pas yapacak adam lazım. Galatasaray’la Beşiktaş göbeği çok tuhaf… Galatasaray’da ısırabilen, kovalayabilen hiç yerli yok. Selçuk, Yekta, Emre Çolak, Umut Gündoğan gibi yumuşak adamlar var. Beşiktaş’ta da Veli, Necip gibi ısıran adamlar var. Aslında bunlar kendi aralarında Yekta – Necip falan takası yapsa ikisi takımında elinde farklı bir opsiyon olabilirdi. Tabi şu anki Veli ve Necip Galatasaray’ın Yekta’sı, Emre’si, Umut’u yanında çok çok ilerde…

Yani transfer şart ama yine iyi sonuçlar yöneticilerin gözlerini boyuyor.

Not: Tüm istatistikler için tr.matchstudy.com 'a teşekkürler.

YORUMLAR

İlk yorumu siz yapın!



Sinan Yılmaz Köşe Yazıları